Kur'ân'da şehadet kavramı
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, İLAHİYAT FAKÜLTESİ, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ, Türkiye
Tez Danışmanı: Mustafa Bilgin
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)
Özet:
Kur’ân-ı Kerim’in iskeletini oluşturan başta tevhid akidesi olmak üzere takva, salih
amel, salat, hac, zekât, cezâ, hasene-seyyie…gibi amelî kavramlar ile melek, cin,
peygamber; kitap, cennet, cehennem, âhiret… gibi îtikâdi kavramlar hem islam
kültürü hem de islam ilimleri açısından nasıl büyük bir öneme hâiz iseler, “şehâdet”
kavramı da benzer derecede bir ehemmiyete sahiptir. Aslen “hazır bulunmak ve bir
şey hakkında bilgi sahibi olmak” manasında olan bu kelime, Kur’ân’da bazen Allah’a
şirk koşulan bir yerde veya müşriklerin yanında bulunmamayı, yani batılın
karşısında olmayı ifâde ederken; bazen de hakkın yanında olup doğruyu söylemeyi
ifâde eder. Ekseriyetle “şehâdet” kavramı denilince akla yalan ve dolandırıcılıktan
uzak olumlu ve doğru şeyler gelir (el-Bakara, 2/282; el-En’âm, 6/19; en-nûr, 24/13).
Fakat bunun istisnası da mevcuttur, zîra münâfıklar “biz şâhitlik ederiz” (elMünâfıkûn, 63/1) dediklerinde içlerindeki hakikati gizlemektedirler, bu yüzden her
“şehâdet” lafzının her zaman bir şeyin gerçek yüzünü gösterdiği söylenemez.
Anahtar Kelimeler: Şahitlik, Şehitlik, Tanık Olmak, Kur’ân