Bilginin olanaklı olup olmadığı üzerine bir inceleme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MURAT HASKÖY

Danışman: Metin Becermen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, epistemolojinin temel sorunlarını, bilgi ve inanç kavramlarının doğasını ve bu kavramların ontolojik temellerini tarihsel ve sistematik bir yaklaşım ile ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmanın ana ekseni, bilginin ne olduğu, nasıl mümkün kılındığı ve hangi temeller üzerine inşa edilmiş olduğuna dair sorulara yöneliktir. Bu bağlamda, klasik bilgi tanımlarından çağdaş şüpheciliğe uzanan geniş bir düşünsel zeminde epistemolojik sorunlar tartışmaya açılmıştır. Birinci bölümde, bilgi ve inanç kavramları temele alınarak, önermesel bilgi, tanıma yoluyla bilgi, nasılın bilgisi gibi ayrımlar üzerinde durulmuş ve bu tür bilgilerin insan zihninde nasıl yer aldığı incelenmiştir. Aynı zamanda Platon ve Locke'un bilgi ve inanç kavramlarına yaklaşımları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bu analiz, Platon'un rasyonel temelli yaklaşımı ile Locke'un deneyime dayalı empirik anlayışı arasında kurulan bağlantı bilgi ve inanç ilşkisini sorgulamak açısından önemlidir. İkinci bölümde bilgiye yönelik kuşkucu yaklaşımlar detaylı bir biçimde ele alınmıştır. Sofistlerden başlayan ve Pyrrhon, Arkesilaos, Karneades gibi figürler üzerinden ilerleyen şüphecilik geleneği, bilginin olanaklılığına dair temel itirazları ile birlikte ele alınmıştır. Bu bağlamda onay tehirinin ve yargının askıya alınmasının hem teorik hem de etik boyutları değerlendirilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise epistemolojik sorunun ontolojik yönüne odaklanılmıştır. Hartmann'ın bilgiye dair nesne – imge ayrımı ve doğruluk anlayışı bağlamında geliştirmiş olduğu ontoloji temelli epistemoloji yaklaşımı ile Nietzsche'nin hakikatin perspektifli doğasına ve güç istencine dayalı bilgi kuramı incelenmiştir. Bu bölümde doğruluğun mutlak olup olamayacağı ve bilgiye ulaşmada ontolojik temellerin zorunluluğu tartışılmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, bilgiye ilişkin sorunların yalnızca epistemoloji ile değil, aynı zamanda ontoloji ve etik ile derinlemesine bir bağlantısı olduğu gösterilmekte ve bilgi sorunun düşünce tarihindeki çok yönlü doğasına dikkat çekilmektedir.