COVİD -19 pandemisi sürecinde kronik böbrek yetmezliği tanısı ile hemodiyaliz tedavisi alan hastaların psikolojik dayanıklılık ve etkileyen faktörler açısından incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUGAY BİLGEN

Danışman: Aslı Sarandöl

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmamıza Bursa Uludağ Üniversitesi Nefroloji B. D. Hemodiyaliz Ünitesi'nde Kronik Böbrek Yetmezliği (KBY) tanısı ile hemodiyaliz (HD) tedavisi alan 18-65 yaş arası genel durumu stabil 50 HD hastası gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (YPDÖ), Hastane Anksiyete – Depresyon Ölçeği (HADÖ), Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği-Kısa Formu (BTÖ-12), Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ) uygulanmış, Diyaliz Hastaları Tarafından Doldurulan Veri Formu, Diyaliz Hastalarının Medikal Bilgilerine İlişkin Hekim Tarafından Doldurulan Veri Formu, COVID-19 Değerlendirme Formu, Sosyodemografik Veri Formu doldurulmuştur. Çalışmamızda, erkeklerin kadınlara nazaran stresle baş etmeye toleranslarının daha yüksek olduğu, hastaların HD'ye bağlı yan etki sayısı ve günlük sosyal medya kullanımı arttıkça belirsizliğe tahammülsüzlük eşiğinin düştüğü, çalışan bireylerin çalışmayan bireylere nazaran psikolojik dayanıklılıklarının yüksek, anksiyete ve depresyon puanlarının düşük olduğu, pandemi sürecini ise daha az riskli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. HD hastalarının ruhsal hastalıklar konusunda normal polüasyondaki bireylere nazaran daha çok risk taşımakta oldukları akılda tutulmalıdır. Hali hazırda ruhsal patolojilere karşı hassas olan bu bireyler için pandemi süreci ciddi bir stressör olarak kabul edilmelidir. HD hastaları imkanları dahilinde, uygun şartlarda çalışmaya teşvik edilmelidir. Bir işte çalışmak HD hastaları için sadece maddi gelir kapısı olarak görülmemelidir. Bizlerinde hastaların hayat akışını etkileyen konular üzerinde tek bir bakış açısında takılı kalmamamız, her iki taraf içinde olumlu sonuçlar doğuracağı düşünülmüştür.