Duygusal değerliğin ve cinsiyetin bellek yanılgısı üzerindeki etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ, PSİKOLOJİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMRE EROL

Danışman: Handan Can

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Mevcut çalışmanın amacı, duygusal değerliğin ve cinsiyetin bellek yanılgısı üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmanın örneklemi, üniversitede öğrenim görmekte olan 50 kadın ve 50 erkek katılımcıdan oluşmaktadır. Bellek yanılgısı, araştırmacı tarafından geliştirilen duygusal Deese-Roediger-McDermott (DRM) listeleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Her duygu kategorisi (negatif, pozitif, nötr) için duygusal değerlik seviyesi açısından farklılaşan, öte yandan uyarılma, somutluk, imgelem, kelime sıklığı, kelime uzunluğu ve çağrışım seti büyüklüğü seviyeleri açısından farklılaşmayan on adet kritik kelime belirlenmiş ve her kritik kelime için birer DRM listesi oluşturulmuştur. Böylece duygu kategorilerinin sadece duygusal değerlik açısından karşılaştırılması sağlanmıştır. Veriler, hatırlıyorum-biliyorum-yeni görevi kullanılarak elde edilmiş ve tekrarlayan ölçümlü ANOVA analizleri uygulanarak incelenmiştir. Bulgular, nötr ve pozitif çalışılmış ilişkili kelimelerin negatif çalışılmış ilişkili kelimelere göre daha yüksek oranda doğru tanındığını; çalışılmamış kritik kelimeleri yanlış tanıma açısından duygusal değerlikler arasında fark bulunmadığını; pozitif çalışılmamış ilişkisiz kelimelerin ise negatif ve nötr çalışılmamış ilişkisiz kelimelere göre daha yüksek oranda yanlış tanındığını göstermiştir. Kelime türünün, duygusal değerlik üzerindeki etkisi de anlamlı bulunmuştur. Nötr değerlik için doğru tanınan çalışılmış ilişkili kelimelerin, yanlış tanınan çalışılmamış kritik kelimelerden ve negatif değerlik için yanlış tanınan çalışılmamış kritik kelimelerin, doğru tanınan çalışılmış ilişkili kelimelerden daha yüksek olduğu gözlenmiş; ancak pozitif değerlik için iki kelime türü arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Cinsiyetin etkisi ise hiçbir değişken açısından anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak mevcut çalışmada negatif değerliğe sahip olayların bellek yanılgılarının oluşumuna yol açabileceği, ayrıca cinsiyetin bu sürece etkisinin olmadığı bulunmuştur ve elde edilen sonuçlar alanyazındaki çalışmalarla tutarlıdır.