BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ EKİLEBİLİR TOPRAKLARININ TOPRAK ANALİZLERİNE DAYALI VERİMLİLİK DURUMLARININ BELİRLENMESİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, ZİRAAT FAKÜLTESİ, TOPRAK BİLİMİ VE BİTKİ BESLEME, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AKIN ERBEK

Danışman: Hakan Çelik

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Öz Bursa Uludağ Üniversitesi yerleşkesinde yer alan Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezinde tarımsal üretim yapılan alanlarda 0-30 cm 30-60 cm derinliklerinden örneklenen toprakların kimi fiziksel ve kimyasal analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçların referans değerlerle karşılaştırılması sağlanarak toprakların verimlilik durumlarının belirlenmesine ve bitkilerin olası beslenme sorunlarının tespit edilmesine çalışılmıştır. Toprakların genel olarak kil ve killi tın bünyeli, 6,07-7,79 arasında değişen pH'ya (1:2.5 w/v), 275,0-838,00 µS cm-1 arasında değişen EC'ye, % 0,40-7,81 arasında değişen CaCO3'a ve % 0,51-3,18 arasında değişen oranlarda organik maddeye sahip oldukları belirlenmiştir. Toprak örneklerinde toplam azot % 0,060-0,151, yarayışlı fosfor 0,780-33,92 mg kg-1 olarak belirlenirken, ekstrakte edilebilir potasyum, kalsiyum ve magnezyum sırasıyla 60,00-1178,0 mgkg-1, 4378,00-8635,00 mg kg-1 ve 177,00-1374,00 mg kg-1 arasında belirlenmiştir. Diğer mikro elementler ise; Na 90,00-211,00 mg kg-1 Fe 2,22-15,32 mg kg-1 Cu 0,95-22,85 mg kg-1 Zn 0,53-2,14 mg kg-1, Mn 1,99-42,97 mg kg-1, B 0,29-0,61 mg kg-1 değerleri arasında bulunmuştur. Yapılan çalışmanın sonuçlarından toprakların homojen bir yapıya sahip olmadığı, uygulama farklılıkları nedeniyle bitki besin elementi miktarlarının geniş bir dağılım gösterdiği, bu durumun elementler arasındaki antagonistik ilişkileri tetikleyerek arazide yer yer makro ve mikro bitki besin elemeti noksanlıklarının görülmesine yol açtığı tespit edilmiştir. Arazilerde toprak analizi sonuçlarına dayalı olmayan bilinçsiz bir gübreleme programının izlendiği, organik gübre kullanımına da yeterince önem verilmediği görülmüştür. Arazilerde topraklarda homojenliğin sağlanmasına ve tüm besin elementlerinin de optimum düzeye getirilebilmesine yönelik çalışmalar yapılarak daha sonrasında ürün bazlı gübreleme programlarının uygulanmasına gereksinim bulunmaktadır. Kimyasal veya organik gübre çeşitleri ve dozları ile uygulama yöntem ve zamanlarının toprak analiz sonuçlarına göre programlanmasının, gereksiz gübre kullanımının önlenmesinin ve üretim yapanların bu konuya hassasiyet göstermesinin üretimde kalite ve ürün artışı için gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.