Türk romanında 'Yaşlılık' olgusu (Tanzimat'tan Cumhuriyet'e)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DOĞU ÖZKAN

Danışman: Nesrin Karaca

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmanın temel amacı, Türk romanında yaşlılık kavramını inceleyerek yaşlılık algısının çeşitliliğini anlamaktır. Çalışmada, yaşlılık olgusunun kavramsal ve kuramsal boyutları ele alınmakta, yaşlılık ve yaşlanma süreçlerine ilişkin temel tanımlar ile fiziksel, bilişsel ve sosyal özellikler değerlendirilmektedir. Yaşlılık ve yaşlanma süreçlerine yönelik çeşitli kuramlar, sosyolojik ve psikolojik perspektiflerden ele alınarak kapsamlı bir çerçeve oluşturulmuştur. Ayrıca, geleneksel ve modern toplumlarda yaşlılık algısının nasıl şekillendiği ve bu algıya yönelik yaklaşımlar karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Türk romanında yaşlılık olgusunun ele alınış biçimleri incelenmekte ve modernleşme ile yaşlılık arasındaki ilişkinin edebiyattaki yansımaları ortaya konulmaktadır. Yaşlılık imajı, yaşlılık göstergeleri ve roman yazarlarının bakış açısıyla yaşlılık temsilleri detaylı bir şekilde ele alınmakta, zamanla yaşlılık algısındaki değişim ve dönüşümler de tartışılarak yaşlılık söyleminin sosyal değerden sosyal soruna doğru nasıl evrildiğine değinilmektedir. İncelenen romanlar üzerinden yaşlılık olgusuna dair çeşitli sınıflandırmalar yapılmakta ve bu sınıflandırmaların yaşlılık algısı üzerindeki etkileri yorumlanmaktadır. Çalışma, Türk romanında yaşlılık temasının çok boyutlu bir şekilde ele alındığını ve toplumsal, kültürel, ekonomik bağlamlarda nasıl şekillendiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada, kırsal ve şehir hayatında yaşlılık algısı, yaşlı bireylerin cinsiyet, eğitim, medeni durum ve mesleki konumlarına göre sınıflandırılması üzerinden derinlemesine ele alınmaktadır. Özellikle, yaşlı bireylerin soyut ve somut olgularla olan ilişkileri; din, otorite, para, kadın, aşk, cinsellik, hastalık ve ölüm gibi kavramlar üzerinden tartışılmaktadır. Ayrıca, kuşak çatışması, dil ve kültüre ait yaşlılık söylemleri, kılık/kıyafet ve fiziksel görünüm gibi temaların işlendiği bu çalışmada, yaşlı bireylerin toplumsal rolleri, sevgi ve saygı görme durumları, kötü muameleye maruz kalma deneyimleri, zaman algıları ve akran dayanışmaları da kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Sonuç olarak, yaşlı bireylerin toplumsal rollerinin yalnızca yaşlılıkla sınırlı olmadığı, aynı zamanda deneyimlerin ve bilgeliğin genç nesillere aktarılmasında önemli bir yer tuttukları vurgulanmaktadır. Çalışma, edebî metinlerde yaşlı karakterlerin genellikle olumlu sıfatlarla tanımlandığını ancak olumsuz ifadelerin de sıkça kullanıldığını göstermektedir. Bu durum, yaşlılık algısının toplumda nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Metinlerde kullanılan ifadelerin yaşlı ayrımcılığına işaret edebileceği, özellikle "kocakarı" gibi olumsuz ifadelerin yaşlıları küçümsemek amacıyla kullanıldığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, Türk romanında yaşlılık konusunun geniş bir perspektifle ele alındığını ve yaşlılık deneyimlerinin toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlamlar içinde değerlendirildiğini göstermektedir. Bu çalışma, yaşlılık temasıyla ilgili toplumsal algıları anlamak isteyen okuyucular için önemli bir kaynak sunmakta ve yaşlılıkla ilgili toplumsal söylemlerin, edebî eserler aracılığıyla nasıl şekillendiğine dair kapsamlı bir analiz sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Roman, Türk romanı, Yaşlılık, Yaşlanma.