1979'dan günümüze Türkiye İslâmcılarının İran-Şiî algısı
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED USAME KARADENİZ
Danışman: Mehmet Çelenk
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, Cumhuriyet dönemi boyunca Sünnî kimlikleriyle öne çıkan Türkiye merkezli İslâmcı düşünce çevrelerinin, 1979 İran İslâm Devrimi'nden günümüze kadar geçen süreçte İran'a ve Şiîliğe (Şîa) dair geliştirdikleri algı, tutum ve söylemleri tarihsel, ideolojik, mezhebî ve sosyo-politik bağlamlarda ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, söz konusu çevrelerin İran İslâm Cumhuriyeti modeline yönelik yaklaşımlarının, belirli temalar etrafında nasıl şekillendiğini analiz etmektir. Bu çerçevede hem yazılı kaynaklar (dergiler, kitaplar, gazeteler vb.) hem de dönemin önde gelen İslâmcı figürlerinin söylemleri üzerinden, Türkiye İslâmcılığının İran ve Şiîlik algısındaki dönüşüm eleştirel ve karşılaştırmalı bir perspektifle incelenmektedir. Çalışmada, Türkiye'deki İslâmcılık serüveni, düşünsel ve ideolojik eğilimler açısından iki temel kategori çerçevesinde ele alınmaktadır: "Yerel İslâmcılar" ve "Evrensel İslâmcılar." Her iki grup, tarihsel kökenleri ve entelektüel referansları bakımından farklılaşan, özgün zihniyet yapıları ve siyasî vizyonlara sahip düşünsel çevreleri temsil etmektedir. Yerel İslâmcılar, öncelikli olarak Türkiye'nin tarihsel, kültürel ve sosyo-politik bağlamına odaklanırken; Evrensel İslâmcılar, İslâm dünyasının geneline, özellikle de Ortadoğu merkezli İslâmî hareketlere yönelen daha küresel bir perspektifi benimsemektedir. Bu ayrışmanın en dikkat çekici boyutlarından biri, İran Devrimi'nin etkisi ve Şiîlik ekseninde şekillenen düşünsel farklılıklardır. 1979 Devrimi sonrasında İran'da ortaya çıkan teokratik rejim modeli, Türkiye'deki Evrensel İslâmcı çevreler tarafından belirli ölçüde ilham verici bir örnek olarak değerlendirilmiştir. Bu çevreler, İran'da dinî otoritenin siyasal iktidarla bütünleşmesini ve İslâm'ın toplumsal dönüşümdeki rolünü, anti-emperyalist bir direniş söylemi ve ümmetçi bir perspektif çerçevesinde anlamlı ve takdire değer bulmuşlardır. Buna karşılık, Yerel İslâmcılar olarak tanımlanan kesimler ise İran'daki Şiî mezhebine dayalı teolojik temellendirmeye ve bu temele yaslanan siyasal modelin Türkiye'deki Sünnî İslâm anlayışıyla uyuşmazlığına dikkat çekerek bu modele mesafeli ve eleştirel bir yaklaşım sergilemişlerdir. Bu bağlamda, söz konusu kesimler İran örneğini İslâmî yönetim açısından mutlak bir referans noktası olarak görmemiş ve modelin tüm bileşenlerine karşı eleştirel bir tutum benimsemişlerdir.