İbnü'l-Arabî'nin güzellik anlayışı


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERKAN DENKÇİ

Danışman: Abdurrezzak Tek

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsan, dünya sahnesinde yer aldığı günden beri, merakıyla pek çok şeyi araştırmış, soruşturmuş ve kendisine gönül rahatlığı verecek şeyleri bulmaya çalışmıştır. Karşı karşıya kaldığı ya da tecrübe ettiği her objeyi anlamlandırma çabasında olmuş, ona güzel, çirkin, iyi, kötü, faydalı vb. estetik değerler yüklemiştir. Bu estetik değerlerden en önemlisi ise kuşkusuz güzellik değeridir. Estetiğin ele alıp incelediği güzellik fenomenini felsefî bir sorun olarak ilk kez Yunanlı filozoflar ele almış ve bu sorun üzerine tefekkür edip eserler vermişlerdir. İbnü'l-Arabî ise güzelliği, hissî yönünü ihmal etmeden etik, estetik ve metafizik bir eksende incelemiştir. Onun düşüncesinde güzellik, tasavvufî terbiye sonucu elde edilen keşfî tecrübenin, varlığı idrakteki tesirleri bağlamında ele alınır. İbnü'l-Arabî düşüncesinde insanın muhtelif hissî ve ruhî halleri, estetik hayatı olduğu kadar etik hayatı, hatta tanrı ve varlık anlayışını da tayin edici keyfiyettedir. Dahası İbnü'l-Arabî düşüncesi, aşk sayesinde ruhlardaki güzelliğe, ruhlardaki güzellikten de eylemdeki güzelliğe ve neticede mutlak güzelde yani tanrıda yok oluşa geçişi mümkün görür. Bu sebeple İbnü'l-Arabî düşüncesinde metafizik, estetik ve etik arasındaki bağ oldukça kuvvetlidir. Bu düşünceye göre âlemdeki her şeyde Allah'ın Cemâl ismini alan ilâhî güzellik vardır. Güzellikten başka bir şey yoktur, zira Allah âlemi ve âdemi ancak kendi suretinde yaratmıştır ve O güzeldir. Böylece bütün âlem güzeldir. Güzellik, Allah'ın varlığa gösterdiği rahmetin ve lütfun bir sıfatıdır. Bu birlik feyezanından kaynaklanan güzellik, insan-ı kamilde, kadında, doğada vb. olduğu gibi tüm varlığı kapsar ve aslında bu birleyici güzelliğe "Cemalî Vahdet" denir. Bu tezde, İslam'ın ihsan boyutu olan tasavvuf alanında bir kurucu düşünür, muhakkik ve sufi metafizikçi olan İbnü'l-Arabi'nin; "bir estetik anlayışın olduğunu söylemek mümkün müdür? Eğer bu imkân varsa İbnü'l-Arabi için güzel ve çirkin nedir? Tanrısal güzelliğin tecellisi ne demektir? Güzellik ve aşk arasındaki ilişkiyi sezmede nasıl bir algı önerilebilir? Tanrı'nın varlığını temellendirmede estetiğin bir rolü var mıdır" sorularına cevaplarını, onun düşünce evreni çerçevesinde ele alıp değerlendireceğiz.