Kaçınmacı Irkçılık Olgusunun Kültürleşme Stratejileri ile İlişkisi: Türklerin Suriyelilere Yönelik Tutumlarına Dair Bir İnceleme
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEZİR SÜMERKAN
Danışman: Muharrem Ersin Kuşdil
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, kaçınmacı ırkçılık kuramının Türkiye'deki geçerliliğini test etmeyi ve kaçınmacı ırkçıların kültürleşme tercih ve algılarını saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma verileri demografik bilgi formu, dört adet ölçek ve Örtük Çağrışım Testi kullanılarak 271 Türk katılımcıdan yüzyüze toplanmıştır. Dış grup üyesi olan Suriyelilere yönelik açık ve örtük önyargı iki boyutlu model aracılığıyla sınıflandırılmış ve katılımcıların %34'ünün kaçınmacı ırkçı bir şekilde davrandığı saptanmıştır. Pearson korelasyon analizi sonuçları eğitim düzeyinin kaçınmacı ırkçılığı yordadığını göstermektedir. Ki-kare analizi sonuçlarıysa üniversite mezunu katılımcıların daha sıklıkla kaçınmacı ırkçı olarak, üniversite mezunu olmayanların daha sıklıkla baskıcı ırkçı olarak davrandığını göstermektedir. Hipotezlerle uyumlu şekilde kaçınmacı ırkçıların en çok tercih ettikleri kültürleşme stratejisinin entegrasyon, dış gruba en çok atfettikleri kültürleşme stratejisinin ayrılma olduğu bulunmuş ancak Tekrarlı Ölçümler ANOVA'ya göre sadece kültürleşme algısındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Örtük tutumlar ile entegrasyon tercihi arasında bir ilişki bulunmazken, örtük tutumlar ile dış gruptan algılanan entegrasyon tercihi arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Ortak iç grup kimlik modeli ve politik psikoloji literatürünün Türkler ve Suriyeliler bağlamında birbiri ile çelişen varsayımlarının karşılaştırıldığı Çoklu Regresyon analizinde dindarlık ve sağ-sol ideolojik spektrumundaki konum değişkenlerinin Suriyelilere yönelik açık önyargıyı istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yordamadığı görülmüştür. Son olarak kaçınmacı ırkçı, baskıcı ırkçı ve gerçekten önyargısız profillerinin politik ideolojilere göre nasıl farklılaştığı Karışık Desen ANOVA ile, bu profilleri en güçlü yordayan değişkenler iki durumlu lojistik regresyon analiziyle incelenmiştir. Sonuçlar kaçınmacı ırkçılık kuramının Türkiye bağlamında anlamlı bir açıklama sunduğunu gösterdiği ve özbildirime dayalı kültürleşme tercihi ölçümlerinin gruplar arası ilişkiyi betimlemek ve öngörmek için yeterli olmayabileceğini açığa çıkardığı için önem taşımaktadır.