Sezai Karakoç'un siyasi düşüncesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM DURMAZ

Danışman: Derda Küçükalp

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

XX. yüzyıl İslamcılık düşüncesi içinde Sezai Karakoç, yazdığı kitaplarıyla, şiirleriyle, kurduğu parti ile, kısaca düşünce ve hareketi ile ayrı bir yere sahiptir. O, İslam medeniyeti kavramıyla düşüncesini temellendirir ve bu temel üzerine Diriliş kavramını bina eder. İslam medeniyeti kavramsallaştırmasının ardında ise hakikat ile kurduğu ilişki merkezdedir. Bu bağlamda İslam medeniyeti, ilk insandan itibaren merkezinde Peygamberlerin olduğu toplumsallığın adıdır. Tarih boyunca görünen, zaman ve mekânla mukayyet medeniyetler, Hakikat Medeniyeti dediği idealin iyi ya da kötü açılımlarını temsil eder. Bu bağlamda İslam medeniyeti Hakikat'in ana damarı, diğer medeniyetlerse İslam medeniyetinin farklı seviyelerdeki açılımlarıdır. Sezai Karakoç, modern zamanlarla beraber insanlığın içine düştüğü krizi vahiyden, dolayısıyla İslam medeniyetinin kuruculuğundan mahrum kalmakla açıklar. Kısaca vahyin yokluğunu, insanın Rabbini ve Peygamberini kaybetmesini Yitik Cennet olarak kavramsallaştırır. Yitik Cennet aynı zamanda, Karakoç'un kendi tarih felsefesinin de kurucu kavramlarındandır. Karakoç, hareketinin merkezine ise diriliş kavramını alır. Dirilmenin başlangıcı direnmektir. Direniş ve diriliş politik hareketinin iki kurucu kavramıdır. Direnmek modern insanın saran ontolojik krizden kurtulmaya, dirilmek ise temizlenmiş insanı vahiy ile yeniden canlandırmaya matuftur. Politik düşüncesinin meyvesini siyasi parti olarak görür. Düşünce ve hareketi ile Karakoç, Romantizm ve Varoluşçuluk ile temasını kaybetmeden, İslam siyasal düşüncesinde "ihya" görüşünün modern bir açılımını yapar.