Kadınlardaki Gerçek ve Stratejik Sahtekâr Fenomeninin Başarı ve Başarısızlık Sosyal Temsilleri Üzerinden İncelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE ÖZDEMİR PLANALI

Danışman: Muharrem Ersin Kuşdil

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sahtekâr Fenomeni (SF) kişilerin başarılarını içselleştiremeyerek kendilerinin birer sahtekâr olduklarına inanmaları olarak tanımlanır. İki türü olduğu ileri sürülmektedir: Gerçek SF (GSF) ve Stratejik SF (SSF). İki çalışmadan oluşan bu araştırma 3 amaç doğrultusunda gerçekleştirilmiştir: SF'nin (1) Türkiye'deki kadınlardaki yaygınlığının ve demografik risk faktörlerinin belirlenmesi, (2) türlerinin incelenmesi ve (3) "başarı" ve "başarısızlık" sosyal temsilleri (ST) ile ilişkisinin keşfedilmesi. Her iki çalışmada da Clance SF Ölçeği, Hiyerarşik Çağrışımlar Testi, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Kendini Zayıflatma Davranışları Ölçeği, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. ST'lerle ilişkili veriler hem nitel (Prototip Analizi) hem de nicel analizlerin bir arada kullanılmasıyla incelenmiştir. Birinci çalışmaya Türkiye'nin dört büyükşehrinden (Ankara, Bursa, İstanbul ve İzmir) birinde çalışan ya da lisans/lisansüstü öğrencisi olan 677 kadın (Ort.yaş = 31. 36, SS = 9.67) katılmıştır. Bulgular, katılımcıların %65.73'ünün en az orta düzeyde sahtelik hisleri deneyimlediğini göstermiştir. SF'nin yaş, meslekteki süre, sosyo-ekonomik durum ve eğitim durumu ile ilişkili olduğu görülmüştür. Temsillere yönelik nicel analizler "çalışmak", "kariyer", "azim" ve "inanmak" ifadelerinin kullanım sıklığı ve/veya önem düzeyleri açısından GSF, SSF ve SF olmayanlar arasında farklılıklar olduğunu ortaya çıkarmıştır. İlk çalışmanın tekrarlanabilirliğini test etmek ve kadınların sosyal temsillerini erkeklerinkiyle karşılaştırmak için ikinci çalışma yapılmıştır. İkinci çalışmaya 204'ü (%52.7) kadın toplam 387 akademisyen (Ort.yaş = 39.29, SS = 9.05) katılmıştır. Bulgular akademisyen kadınların %68.63'ünün en az orta düzeyde SF'ye sahip olduğunu göstermiştir. Temsillere yönelik nicel analizler, "emek", "mutluluk", "tatmin" ("başarı" ST'leri), "mutsuzluk", "üzüntü" ve "hayal kırıklığı" ("başarısızlık" ST'leri) ifadelerinin frekansı ve/veya önem düzeyleri açısından gruplar arasında farklılıklar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Nitel ve nicel analizlerden elde edilen bulgular bir arada değerlendirilmiş ve literatür ışığında tartışılmıştır.