Yapay zekâ tabanlı dil modeli: ChatGPT uygulamasının yabancı dil olarak İngilizce öğretimi kapsamında yazma becerileri üzerindeki etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, YABANCI DİLLER EĞİTİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: GİZEM CENGİZ KULAKSIZ

Danışman: AYŞEGÜL AMANDA JANE AUDREY YEŞİLBURSA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Dil öğreniminde yapay zekanın (YZ) kullanımı hızla artmakta, ChatGPT gibi gelişmiş sistemler öğrencilere dil becerilerini geliştirmek için etkileşimli ortamlar sağlamaktadır. Bu çalışma, yapay zeka tabanlı bir dil modeli olan ChatGPT'nin İngilizce yazma becerileri üzerindeki etkisini, tutarlılık, uyum, kelime bilgisi ve dilbilgisi kullanımına odaklanarak araştırmaktadır. Bu çalışma yarı deneysel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Veriler, kolayda örnekleme yoluyla seçilen 101 katılımcıdan ön test, son test ve altı açık uçlu soru kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın katılımcıları Türkiye'de bir güzel sanatlar lisesinde okuyan 14-17 yaş arası lise öğrencileridir. Müdahaleden önce katılımcılara bir ön test uygulanmıştır. ChatGPT tarafından sağlanan geribildirimlerle 8 haftalık yoğun yazma uygulamasının ardından, çalışma son test ile tamamlanmıştır. Ayrıca, katılımcıların demografik bilgileri ile ChatGPT ve yazma uygulaması hakkındaki düşünceleri altı açık uçlu soru ile toplanmıştır. ChatGPT'nin yazma becerilerini geliştirmek için yararlı olduğu görülmüştür. Bulgular, ChatGPT gibi yapay zeka araçlarının yazma becerilerini geliştirme potansiyelini vurgulamaktadır. Dilbilgisi, tutarlılık ve uyum ve kelime bilgisi üzerinde orta ila güçlü etki büyüklüklerine sahip önemli gelişmeler bulunmuştur; bu da aracın öğrencileri yazma becerilerini geliştirmede etkili bir şekilde desteklediğini göstermektedir. Ayrıca, son test puanları ön test puanlarından önemli ölçüde yüksektir ve bu da müdahalenin öğrencilerin yazma yeterlilikleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Ancak çalışma, bu tür teknolojilerin temel öğrenme süreçlerinin yerini almak yerine onlara yardımcı olmasını sağlamak için eğitim süreçlerine dikkatli bir şekilde entegre edilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Bu çalışmanın sonuçları, yapay zeka tabanlı dil modellerinin dil öğrenme ve öğretme süreçleri üzerindeki etkisini daha iyi anlamamıza ve dil öğretiminde daha etkili stratejiler geliştirmemize yardımcı olabilir. Ayrıca İngilizce öğretimi alanındaki uygulayıcılar ve araştırmacılar için önemli bir kaynak olması umulmaktadır.