Sıvı-Yapı-Temel/Zemin Etkileşimi Etkisinde 100 m3 Ayaklı Su Deposu Stoğunun Kırılganlık Eğrilerinin Elde Edilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ, İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ HAYDAR BAYRAM

Danışman: Ramazan Livaoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkiye'de yaygın olarak inşa edilmiş ve bir kısmı halen kullanımda, bir kısmı ise atıl durumda olan 100 m³ hazne kapasitesine sahip ayaklı su depolarının deprem etkisi altında potansiyel hasar görme olasılıklarını belirlemek, bu yapı stoğu için büyük önem taşımaktadır. Depremler sonrası yapılan saha gözlemlerinde, malzeme kalitesi, donatı sorunları ve çevresel koşullar nedeniyle taşıyıcı elemanlarda korozyon ve pas payı hasarlarının bu yapıların önemli ölçüde hasar görmesine ve hatta toptan göçmesine neden olduğu bilinmektedir. İncelenen depoların ayak sistemi ve hazneleri, Yol, Su ve Elektrik Genel Müdürlüğü (YSE) tarafından hazırlanmış uygulama projelerine dayanılarak yapılmıştır. Bu projeler temel alınarak modellenen 100 m³ ayaklı su deposu için 2 farklı malzeme kalitesi, taşıyıcı elemanlardaki sargı etkisi, hazne doluluk seviyeleri (tam dolu, yarı dolu, boş) ve 4 farklı zemin koşulu gibi parametreler seçilmiştir. Bu parametrelere göre 48 farklı model oluşturulmuş ve bu modeller, seçilmiş 30 deprem kaydından ölçeklendirilmiş deprem setleri ile analiz edilmiştir. Depremlerin her iki doğrultu kayıtları analiz modellerine dahil edilerek Perform 3D programı kullanılarak 7200 analiz gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarından elde edilen veri tabanı, literatürde kabul görmüş çoklu şerit analizi (MSA) yöntemi kullanılarak kırılganlık eğrilerinin oluşturulmasında kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, sargı etkisinin ayaklı su depolarına ait kırılganlık eğrilerinde diğer parametrelere göre anlamlı düzeyde bir risk ortaya çıkardığı görülmüştür. Ayrıca, hazne doluluğunun malzeme kalitesi ve sargı etkisine bağlı olarak kırılganlık eğrilerinde risk faktörünü zemin etkisinden daha önemli düzeyde etkilediği tespit edilmiştir.