Kadınların kolektif eylem yöneliminin öncülleri: Grup etkileşiminin etkileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAĞMUR YAĞMURCU

Danışman: Leman Pınar Tosun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, toplumsal cinsiyet eşitliği yanlısı kadınların, eşitlik temelli kolektif eylemlere yönelimlerini etkileyen sosyal psikolojik faktörler incelenmiştir. Çalışmanın iki temel amacı vardır. Birincisi, düşünce temelli grupla özdeşleşme, grup temelli öfke, yeterlik inancı (grup ve katılımcı yeterliği) ve ahlaki motivasyon arasındaki ilişki örüntüsünü toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin kolektif eylemlere yönelim bağlamında incelemek, düşünce temelli grup kimliğinin bu örüntüde nasıl bir işleve sahip olduğu açısından birbirinden farklılaşan iki modeli [kolektif eylemin sosyal kimlik modeli (KESKM) ve kolektif eylemin kapsüllenmiş sosyal kimlik modeli (KEKSKM)] bu bağlamda test etmek ve eşitlik yanlısı kadınların kolektif eylem yönelimini hangisinin daha iyi açıkladığını belirlemektir. İkinci amaç ise; eşitlik yanlısı kadınları çevrimiçi bağlamda gerçekleşen grup içi etkileşimlere dâhil ederek, bu deneyimin, kolektif eylem yöneliminin öncülleri ve kolektif eylem yönelimi üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada veriler, toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklediğini bildiren, yaşları 18-30 arasında değişen üniversite öğrencisi kadınlardan toplanmıştır. Katılımcılar, etkileşim grubu veya kontrol grubuna seçkisiz biçimde atanmıştır. Etkileşim grubuna atananlar bir video konferans uygulaması yoluyla, küçük gruplar (5-8 kişilik) halinde, birer hafta ara ile üç kez bir araya getirilmiş ve onlardan toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunacağına inandıkları eylem stratejileri üzerinde grup tartışması yürütmeleri istenmiştir. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar herhangi bir grup tartışmasına katılmamıştır. İlk etkileşimden 5-8 hafta önce, son etkileşim oturumunun bitiminde ve son oturumdan yaklaşık 8 hafta sonra olmak üzere üç kez, kolektif eylem modellerindeki bileşenlerin her birine ilişkin ölçümler alınmıştır. Çalışmanın birinci amacına yönelik analizler, ilk ölçümün verileri (N = 1216) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, düşünce temelli grupla özdeşleşmenin grup temelli öfkenin ve yeterlik inancın (grup ve katılımcı yeterliği) kaynağı olduğunu ve KESKM`nin eşitlik temelli kolektif eylem yönelimini daha iyi açıkladığını göstermiştir. Araştırmanın ikinci amacına yönelik olarak ise, araştırmanın ikinci aşamasına katılan 206 öğrencinin (etkileşim grubu 99, kontrol grubu 107) verisi üzerinde yapılan analizlerle, kolektif eylemin öncüllerinde ve kolektif eylem yöneliminde çevrimiçi etkileşimin öncesi ve sonrasında ne düzeyde farklılaşma olduğu incelenmiştir. Grup içi etkileşimlerin düşünce temelli grupla özdeşleşme, kolektif eylem yönelimi, grup yeterliği ve katılımcı yeterliği üzerinde artışa yol açtığı, ancak ahlaki motivasyon ve öfke üzerinde anlamlı bir farka yol açmadığı bulunmuştur.