Hiperprolaktinemide refleks test olarak makroprolaktin ölçümünün retrospektif incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYLİN BEYAZ

Danışman: Emre Sarandöl

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Makroprolaktin (makroPRL), genellikle immünglobulinlerle kompleks yapmış prolaktin (PRL) şeklinde tanımlanır ve biyoaktivitesi düşüktür. MakroPRL baskınlığını ifade eden makroprolaktinemi genellikle asemptomatik ve benign seyreden stabil bir durumdur. Ancak PRL analizinde makroPRL de ölçüldüğünden, hatalı hiperprolaktinemik sonuçlar gözlenebilmekte ve ileri incelemeler nedeniyle iş gücü, zaman ve ekonomik kayıplar oluşabilmektedir. Makroprolaktineminin saptanması, gereksiz tanı ve tedavi süreçlerinin önlenebilmesi açısından önemlidir. Laboratuvarımızda 2009 yılında çalışılmaya başlanan makroPRL testi, klinisyenlerin istemiyle yapılmakta iken, uygun hastaları tanımlayabilmek ve gereksiz tekrarlardan kaçınabilmek amacıyla 2018 yılında Sağlık Bakanlığının "Akılcı Laboratuvar Kullanımı Projesi" doğrultusunda, refleks test olarak uygulamaya girmiştir. Çalışmamızda 2017 ve 2019'daki makroPRL ve kranial manyetik rezonans (MR) sonuçlarından yararlanarak makroPRL'nin refleks test olarak kullanımını retrospektif olarak değerlendirmeyi hedefledik. İki dönemde çalışılan numune sayıları, makroprolaktinemi oranları ve uygunsuz tekrarları inceledik. Çalışmamıza göre, hiperprolaktinemik numunelerde çalışılan makroPRL test oranının, 2019 yılında 2017'ye göre %20 arttığı ve daha fazla makroprolaktinemik vakanın saptanabildiği belirlendi. Çoklu makroPRL testi uygulanan birey sayısının, refleks test uygulamasıyla anlamlı derecede azaldığı gözlendi (p<0,001). Uygulama ile hiperprolaktinemik bireylerin kranial MR sıklığında gözlenen düşüş, anlamlı bulunmadı (p=0,477). Hiperprolaktinemik bireylerde makroprolaktinemi prevalansı, 2017 ve 2019'da literatüre benzerdi (sırasıyla %28,9 ve %16,3). Makroprolaktineminin azımsanmayacak sıklıkta gözlendiği çocukları içeren nadir çalışmalardan biri olması nedeniyle, bu tezin literatüre önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Sonuçta, refleks test kullanımından sonra, uygunsuz makroPRL test istemlerinin önüne geçildiği ve gerekli durumlarda testin çalışıldığı görüldü. Refleks test uygulamasıyla makroprolaktineminin erken farkedileceği ve uygunsuz tanı ve tedavi süreçlerinin engellenebileceği kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Prolaktin, hiperprolaktinemi, makroprolaktin, refleks test