Düşünce eylem kaynaşması: bilişsel davranışçı model doğrultusunda üniversite öğrencileriyle deneysel bir çalışma
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DUYGU YÜCEL
Danışman: Hayriye Güleç Pap
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Düşünce eylem kaynaşması (DEK) düşünce ve davranışların eşdeğerliği olarak tanımlanan ve obsesif-kompulsif bozuklukla iliskili oldugu düşünülen bilişşel faktörlerden biridir. Bu arastırma anket çalışmasi ve deneysel uygulama olmak üzere iki aşamadan olusmaktadir, Araştırmanın ilk asamasi için obsesif semptomlar, düşünce eylem kaynasmasi, düşüncenin kontrol edilmesi, düşüncenin bastırılmasi ve obsesif inanclari degerlendirmek üzere belirlenen bir anket seti kullanılmıştır. İkinci aşama olan deneysel manipülasyon aşamasında, karsilastırma gruplari yakınlık grubu icin, hedef kisinin niteligi (samimi-yabancı) X düşünce içerigi (kaza-siddet) olmak üzere savunmasizlık grubu için de hedef kisinin niteligi (savunmasiz-savunabilir) X düşünce içerigi (kaza-siddet) olacak sekilde belirlenmistir. Hedef kisinin niteliğine göre deney gruplarına seçkisiz olarak atanan katılımcılar, kaza ve siddet içerigine sahip cümlelere maruz birakilarak deneysel ortamda DEK olusturulmasi amaclanmistır. Karşılaştırma grupları çalışmanın bağımsız değişkenleri olarak belirlenmiştir. Bağımsız değişkenlerin her bir düzeyine maruz bırakılan katılımcıların belirttikleri rahatsızlık, kaygı, suçluluk, sorumluluk, nötrleştirme isteği, düşünce düzeyi, düşünce sıklığı, ahlaki yanlışlık düzeyi, yaşanma ihtimali ve gerçekle benzerlik düzeyi değişkenleri çalışmanın bağımlı değişkenleridir. Çalışmada aynı katılımcılardan alınan tekrarlı ölçümler söz konusu olduğu için, hipotezlerin sınanmasında Tekrarlı Ölçümler Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) yapılmıştır. Anket ölçümlerinden elde edilen veriler arasındaki ilişki ve bağımlı değişkenler ile anket ölçümlerinden elde edilen veriler arasındaki ilişkiyi incelemek için ise Korelasyon Analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda, hedef kişinin yakın veya savunmasız olması durumunda hissedilen rahatsızlık, kaygı, suçluluk, sorumluluk, gerçekleşirse rahatsızlık, gerçekle benzerlik ve nötrleştirme isteği düzeyleri yabancı veya savunabilir olma durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olarak bulunmuştur. Anket ölçümlerinden elde edilen veriler arasında genel olarak anlamlı ve pozitif yönde ilişki olduğu gözlenmiştir. Elde edilen bulguların çalışmanın hipotezlerini genel olarak desteklediği söylenebilir.