Otolog hematopoetik kök hücre nakli yapılan lenfomalı hastaların, nakil sonrası kardiyotoksisite gelişimi açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDAT ÇELİKÇİ

Danışman: Vildan Özkocaman

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nüks etmiş lenfomalı hastalarda yüksek doz kemoterapiyi takiben yapılan otolog hematopoietik kök hücre nakli (OHKHN) standart tedavi haline gelmiştir. Ancak bu yöntemle birlikte kardiyotoksisitenin de içinde bulunduğu çeşitli toksik yan etkiler meydana gelmektedir. BEAM (melfalan, sitozin arabinozid, etoposid, karmustin) protokolü kullanılarak OHKHN yapılan nüks lenfomalı hastalarda klinik olarak kardiyotoksisite gelişim sıklığının değerlendirildiği (insidans, risk faktörleri, kardiyak toksisite sonuçları) yeterli miktarda yayın bulunmaması nedeniyle bu çalışmayı yapmayı planlandık. Uludağ Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı, Kemik İliği Nakil Ünitesinde Ocak 2009–Ekim 2015 tarihleri arasında OHKHN yapılan nüks lenfoma tanılı, 18 yaşından büyük toplam 35 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar OHKHN sonrası kardiyotoksisite gelişen ve gelişmeyen olmak üzere 2 grupta incelendi. Bu çalışma sonucunda nakil sonrası hastanede kalış süresince gelişen kardiyotoksisite sıklığını ve kardiyotoksisite gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında cinsiyet, yaş, hastalık tanısı, hastalık evresi, nakil öncesi kardiyak risk faktörlerine sahip olup olmaması, nakil öncesi aldığı kemoterapi siklus sayıları ve rituximab kullanımı, nakil öncesi radyoterapi alıp almadığı, karnofsky performans skalası, ürün toplanırken kullanılan kriyoprotektif ajan Dimetil sülfoksit (DMSO) miktarı, nakil öncesi ekokardiyodrafi (EKO) ile değerlendirilen sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SVEF) değerleri taranarak bu parametreler arasında fark olup olmadığını saptamayı planladık. Kardiyotoksisiler CTCAE V 4.0 sistemine göre değerlendirildiğinde Grade I'den Grade V'e kadar artan şiddetlerde sınıflandırıldı. Nakil sonrası 9 hastada kardiyak olay gelişmiştir. 9 hastanın 1'inde Grade II atrial fibrilasyon (AF), bir diğerinde Grade I bradikardi gelişmiş ve kendiliğinden geri dönmüştür. Bir hastada Grade V miyokard infarktüsü (MI) gelişmiştir ve hasta tedaviye rağmen kaybedilmiştir. Diğer 6 toksisite Grade III-IV gelişmiş olup tedavi ile geri döndürülmüştür. Risk faktörleri açısından kardiyotoksisite gelişen grubun SVEF anlamlı olarak düşük saptanmıştır (p<0,05). Hastalık evreleri açısından her iki grup arasında istatistiksel olarak fark saptanmakla birlikte hastalık evresi artışına bir paralellik göstermemektedir. Diğer parametreler arasında amlamlı bir fark saptanmamıştır.