Din, gelenek ve spiritüellik bağlamında geç modern şifa arayışları: gerçek tıp hareketi örneği


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, İLAHİYAT FAKÜLTESİ, FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ BÖL., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATİH KATINÇ

Danışman: Abdurrahman Kurt

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, 21. yüzyıldan itibaren Türkiye'de ortaya çıkan ve şifa uygulamalarıyla dikkat çeken Gerçek Tıp hareketinin dinî ve spiritüel yönü incelenmektedir. Bu hareket, modern tıbbın yanı sıra modern yaşam tarzına karşı geliştirdiği tavırlarıyla da birçok insan tarafından kabul veya eleştiri konusu olmuştur. Araştırma, güncelliğini koruyan Gerçek Tıp ekolünün İslami kaynaklara ve özellikle Tıbb-ı Nebevi'ye referanslarına rağmen, uygulamaları ve söylemleriyle Yeni Çağ hareketlerinin kavramsal repertuvarından faydalandığını göstermektedir. Bu bağlamda, Gerçek Tıp ekolünün önerdiği yaşam tarzı dinî ve spiritüel perspektiften incelenirken aynı zamanda önerilen yaşam tarzının geç modern riskler karşısındaki rolü değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Karşılaştırmalı bir çerçeveye sahip araştırma, nitel durum çalışması modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde sağlık, din ve sosyoloji ekseninde şekillenen kavramsal çerçeve içinde sağlığın ve bedenin sosyolojisi, modern tıbba yönelik eleştiriler, İslam geleneğinde sağlık ve tıp anlayışı ile geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemlerinin ortaya çıkışı incelenmiştir. İkinci bölümde araştırmanın temelini oluşturan yeni sosyal hareketler ve Yeni Çağ kuramsal çerçevelerinin yanı sıra Ulrich Beck'in "risk toplumu" ve Giddens'ın "geç modernite" ile modernliğin bir "ezici makine" olarak kuramsal tasviri, risk toplumunun ortaya çıkardığı alternatif tıp hareketleri ile Türkiye'de alternatif tıp hareketlerinin ortaya çıkış dinamikleri ele alınmıştır. Betimleme safhası, modern düşünceye ve modern yaşam tarzına yönelik eleştiri ve hoşnutsuzlukların insan bedeni ve sağlığı üzerinden tepkisel olarak ortaya çıkan ve benliği merkeze alan yeni düşünce ve yaşam tarzının sosyal dinamiklerinin analiziyle sürmüştür. Bu bağlamda belli bir örgütsel yapıya sahip, dinî referanslarla hareket eden yeni şifa hareketlerinin modern yaşam tarzının ortaya çıkardığı risklere karşı tepkisel hareket ederek benimsedikleri alternatif yaşam tarzının izleri araştırılmıştır. Saha araştırması safhasında ise üç katmanlı yapısıyla gevşek bir networke sahip hareketin lokomotif katmanı olan birinci halkadan toplam 24 kişiyle bireysel-derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Odak grup görüşmeleri de dâhil edildiğinde, katılan görüşmeci sayısı toplamda 75 olmuştur. Araştırmanın üçüncü ve dördüncü bölümleri, saha çalışmasından elde edilen verilerin analizine, değerlendirilmesine ve yorumlanmasına ayrılmıştır. Araştırmanın sosyokültürel ve sosyoekonomik özelliklerinin ele alındığı üçüncü bölümde hareketin ortaya çıkışı, sosyolojik arka planı, takipçilerinin karakteristik özellikleri, hareketin oluşumunda liderin karizması, Türkiye'de yayılmasının sosyal dinamikleri ve hareketin faaliyetleri analiz edilmiştir. Araştırmanın epistemolojik temeli ve dinî argümanlarının tartışıldığı dördüncü bölümde ise modernliğin getirdiği risklere karşı gelişen yeni bilinç biçimleri incelenmiş, hareketin çeşitli uygulamalarının dinî referansları ele alınmış ve Gerçek Tıp yaşam tarzının değerlendirmesi yapılmıştır. Bu bağlamda, Gerçek Tıp ekolünü benimseyenler için en önemli referans kaynağı olan Tıbb-ı Nebevi, modern yaşam tarzına karşı alternatif bir yaşam sunarak "Tarih Meleği" rolünü üstlenmektedir. Tıbb-ı Nebevi'nin tam olarak yaşandığına inanılan "Asr-ı Saadet" dönemi ise retroptopik bir şekilde yeniden icat edilmiştir. Muhafazakâr kültürel ortamın içinden gelen söz konusu bireylerin, yaptıkları ibadetlere ve "sünnet" olarak pratize ettikleri uygulamalara geleneksel İslami anlayıştan farklı yeni bir anlam ve form kazandırarak bunları birer şifa uygulaması olarak yaptıkları görülmektedir. Bu yönüyle araştırma konusu olan ekol, "şifa dinleri/terapötik dinler" olarak değerlendirilmiştir.