Farklı domates çeşitlerinde bitki zararlılarına karşı savunma yapıları olan trikomların araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİMGE ERTAŞ

Danışman: Nuray Akbudak

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ülkemizde domates yetiştiriciliği beslenme ve ekonomik getiri açısından büyük öneme sahiptir. Domates yetiştiriciliğinin en önemli sorunlarından bir tanesi zararlı böcek ve akarlardan kaynaklı ürün kayıplarıdır. Bugüne kadar domates kök hastalık ve nematotlarına karşı dayanıklı bazı domates çeşitleri ruhsatlanmasına rağmen; akar ve böcek zararlılarına karşı tescilli dayanıklı bir çeşit bulunmamaktadır. Domateslerde, böcek ve akar zararına hatta doğal düşmanın aktivitesine olumsuz etki eden en önemli faktörlerden biri de domates yaprak, sap ve dalllarında bulunan keseli ve kesesiz trikomlardır. Özellikle keseli trikomların içeriğinde bulunan methyl-ketonegrubundan "2-tridecanone (2-TD), sesquiterpene'lerden zingiberene'in vepoliester'lerden acylsugar'ın bitki savunma mekanizmasında rolü yüksektir. Bu nedenle, bu tez çalışmasında 29 domates çeşidinin trikom yapıları incelenmiştir. İnceleme yapılan çeşitlerdeki trikomların tipleri ve yoğunluklarının belirlenmesiyle hem potansiyel dayanıklı çeşitlerin hem de ileride zararlılara dayanıklı domates çeşitlerinin melezleme çalışmalarına temel oluşturulacak bilgilerin sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca, bazı doğal düşmanların (phytoseiid akarlar) etkinliğini sınırlaması nedeniyle; trikom yoğunlukları ayrı bir önem arz etmektedir. Bu tez çalışması sonuçlarına göre; inceleme yapılan çeşitlerde TİP III ve TİP V kesesiz; TİP IV ve TİP VI keseli trikomların yoğunlukları belirlenmiştir. Yaprak, sap ve dallar ayrı ayrı değerlendirildiğinde; trikom tiplerinin ve yoğunluklarının çeşitlere göre önemli düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Kümeleme analizine göre trikom yoğunlukları düşük, orta ve yüksek olarak gruplandırılmıştır. Bu çalışmayla, ele alınan her çeşitin trikom yoğunlukları gösterilmiştir. Elde edilen bulgular, hem çeşit dayanıklılığı hem de biyolojik mücadele için temel veri sağlayacaktır.