Omurilik Yaralanması Olan Hastalarda D Vitamini Düzeylerinin Klinik Özellikler, Kemik Yoğunluğu ve Kırık Riski ile İlişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞENUR YILDIRIM

Danışman: Konçuy Sivrioğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı travmatik omurilik yaralanması (OY) olan bireylerde D vitamini düzeylerinin demografik ve klinik özellikler, kemik yoğunluğu ve kırık riski ile ilişkisini araştırmaktır. Çalışmaya travmatik OY nedeniyle izlenen 78 katılımcı dahil edildi. Demografik, klinik özellikler ve komplikasyonlar açısından sorgulanan tüm katılımcılara Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçümü uygulandı ve serum 25(OH)D, parathormon ve kalsiyum düzeyleri ölçüldü. Kalça ve diz çevresi kemik mineral yoğunluğu (KMY) ve Z skorları dual enerji x-ışını absorpsiyometri (DXA) cihazı ile ölçüldü. Ayrıca 40 yaş ve üzeri olan bireylerin Kırık Riski Değerlendirme Aracı (FRAX) ile 10 yıllık kalça kırığı ve majör osteoporotik kırık riskleri hesaplandı. OY olan bireylerin %92,3'ünde D vitamini düzeyi eksik ya da yetersiz bulundu. D vitamini düzeyinin erken dönem bireylerde geç dönem bireylere göre (p=0,03), bası yarası öyküsü olanlarda, olmayanlara göre (p=0,023), kışın ölçülen D vitamini düzeyinin sonbahara göre daha düşük olduğu saptandı (p=0,012). Gün içinde açık havada az zaman geçirenlerin D vitamini düzeyleri fazla zaman geçirenlerden daha düşüktü. D vitamini düzeylerinin DXA ölçümleri ve FRAX skorları ile ilişkili olmadığı, ancak femur total KMY ile 10 yıllık majör osteoporotik kırık riski arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu gözlendi (rs= -0,28; p=0,045). Sonuç olarak, OY olan bireylerde yüksek oranda D vitamini eksikliği olup, D vitamini düzeyi özellikle erken dönemde, bası yarası öyküsü olan ve açık havada az zaman geçiren bireylerde daha da düşüktür. Ancak D vitamini düzeyi FRAX ile değerlendirilen kırık riski ile ilişkili bulunmamıştır. Uzun dönemde takipte de D vitamini eksikliğinin sürdüğü dikkate alındığında, eksikliğin yerine konması ve takviyenin üzerinde durulması yararlı olacaktır.