İslami aile değerleri bakımından melezleşen habitus: Çanakkale siyasi parti mensupları örneği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe Ve Din Bilimleri Böl., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NİMET KESELİ USTABAŞI
Danışman: Abdurrahman Kurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İslami Aile Değerleri Bakımından Melezleşen Habitus: Çanakkale Siyasi Parti Mensupları Örneği isimli çalışmamızda, İslam dininin öngördüğü ve Müslümanlara örnek olarak sunulan İslami aile modelinde uygulanması gerekli görülen değerlerin baz alındığı bir araştırma süreci söz konusudur. Abdurrahman Kurt'un kavramsallaştırdığı İslami aile modelinde öngörülen değerler, "evliliğin geciktirilmemesi", "kavvamlık rolü", "kefaet (denklik)", "ilk evlilikte bekâret", "mehir", "iddet", "hidane" ve "boşanmanın son çare olarak düşünülmesi" dir. Alan araştırmamızda bu sekiz aile değerini, Fransız Sosyolog Pierre Bourdieu'nün geliştirdiği "habitus", "alan" ve "sermaye" kavramları çerçevesinde, mecliste grubu bulunan beş siyasal partinin Çanakkale'de bulunan temsilci ve yöneticileri ile konuştuk. Mülakatlara katılan evli ve bekâr, kadın ve erkek 27 katılımcının İslami aile değerleri ile olan bağını ve bağlantısını kendi habitusları içinde ele aldık. Muhafazakâr/dindar ve modern/seküler dünya görüşlerine sahip farklı aileleri temsil eden katılımcıların ifadelerinden, onların bu değerlerle olan tecrübelerini araştırdık. Toplumsal gerçekliğe habitus kavramı çerçevesinden bakan Pierre Bourdieu'nün ilişkisel yaklaşımı ile muhafazakâr ve modern dünya görüşlerinin bir dönüşüm geçirip geçirmediğini araştırdık. Böylece farklı kesimleri temsil eden ailelerin ortak ve ayrılan yönlerini ortaya koymaya çalıştık. İslami aile değerlerinden hangisi ya da hangilerinin iç içe geçmiş melez bir habitusun varlığını desteklediğini ilişkisel bir bakış açısı ile sorguladık. Görüşme yapılan kesimdeki dindar ya da seküler katılımcıların İslami aile modelini prensip olarak detaylı şekilde bilmeseler dahi fıtri ve kültürel eğilimlerle belli ölçülerde yaşayıp kabul ettikleri görülmüştür. Zira din, dini değerler, aile değerleri, insan tabiatı ve kültür birbirinden kopuk düşünülemez. Bu durum muhafazakâr ya da modern kesimlerin aile değerleri bağlamındaki görüş ve yaşantılarında kısmen de olsa bir benzeşme ve melezleşme olduğunu düşündürmektedir.