Geç Antik Çağ ve Erken Bizans Dönemi'nde Myndos / Asar Adası
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAZAL ÇITAKOĞLU
Danışman: Mustafa Şahin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde Muğla İli, Bodrum İlçesi, Gümüşlük Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve antik dönemde Karia kentlerinden birisi olan Myndos antik kentinin güneybatısında Kocadağ ismi verilen bir yarımada, güney doğu uzantısında ise Asar Adası ismi verilen küçük bir ada yer almaktadır. 2009-2013 yılları arasında Asar Adası'nda kazı çalışmaları yürütülmüş ve bu kazılarda, ada üzerinde İÖ 4. yüzyıldan başlayıp, İS 14. yüzyıla kadar süren bir yerleşimin olduğu tespit edilmiştir. Hristiyanlığın kabul edilmesi ile birlikte, İS 5. yüzyılın sonlarına doğru, adanın en üst bölümünde bir bazilika inşa edilmiştir. Bazilika, İS 8. yüzyılın ortalarında meydana gelen büyük depremle yıkılmış ve bir daha onarılmamıştır. Adanın kuzey yamacında ise bazilikayla ilgili yapı kalıntıları açığa çıkartılmıştır. Bu çalışmada, Asar Adası'nın Geç Antik Çağ ve Erken Bizans Dönemi'nden başlayarak 14. yüzyıla kadar geçirmiş olduğu mimari gelişim irdelenmiş; arkeolojik araştırmalar ışığında ada üzerinde söz konusu dönemlere ait yapılaşma evreleri tespit edilmiştir. Ayrıca kazılar sırasında ortaya çıkartılan ve tezin zamansal sınırına dâhil olan sikke, seramik, metal, cam ve taş eserler değerlendirilmiş; benzer örnekleri ile karşılaştırılarak tarihlendirmeleri yapılmıştır. Aynı zamanda Asar Adası'nın Geç Antik Çağ görünümü üzerine üç boyutlu bir modelleme çalışması yapılarak ada ve üzerindeki yapıların olası durumuna dair bir öneri sunulmuştur. Tüm bu veriler sonucunda ise Hristiyanlık ile birlikte adanın dinî açıdan kimlik değiştirdiği; bir bazilika ve bunun etrafını çeviren müştemilatı ile yeni bir anlam kazanarak manastır görünümüne sahip olduğu ortaya konmuştur. Pagan dönemde Apollon'a ait kült alanı ile kutsallığı ortaya konan Asar Adası'nın, bazilika ve ona ait birimleri ile Geç Antik Çağ'da da kutsiyetini koruyarak işlevini sürdürdüğü tartışmasız bir gerçektir.