Baraj inşaatı süresince mansap etkilerinin incelenmesi: Büyükkumla barajı örneği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MURAT CAN
Danışman: Adem Akpınar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada, bir baraj inşaatı sürecinin akarsu yatağı mansap kısmında oluşturduğu morfolojik etkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Marmara Bölgesi'nde bulunan Büyükkumla Barajı inşaatı süresince (2014 - 2020) altışar aylık dönemler halinde baraj mansabında morfolojik ölçümler alınmıştır. Morfolojik ölçümler ile dere yatağındaki kesit değişimleri ve sediment hareketleri değerlendirilmiştir. Bunun yanında, coğrafi bilgi sistemleri ile morfolojik değişime ait alansal haritalar oluşturulmuştur. Ayrıca, bölgedeki yağış ve debi gibi hidro-meteorolojik değişkenlerin ve baraj inşaatı sırasındaki kazı ve dolgu faaliyetlerinin morfolojik değişim üzerindeki etkileri incelenmiştir. Yapılan elek analizleri (Mayıs 2017, 2019 ve 2021) ile değişken yapıdaki yatak malzemesinin formu değerlendirilmiştir. 2020 yılı süresince aylık olarak gerçekleştirilen askıdaki sediment miktarı ölçümü ile debi-sediment ilişkisi ortaya konmuş ve derenin doğal katı madde taşıma durumu ve baraj sürecinin bu duruma etkisi incelenmiştir. Sonuç olarak, baraj inşaatı süresince kazı ve dolgu faaliyetleri nedeniyle barajın mansap kısmında yer alan dere yatağı formunun belirgin bir şekilde değiştiği belirlenmiştir. Ancak, kazı faaliyetleri tamamlandıktan yaklaşık 2 yıl sonra akarsu yatağının dengeye ulaştığı görülmüştür. Baraj inşaatındaki kazı faaliyetlerinin yoğun olduğu dönemlerde mansap bölgesinde dere yatağında nispeten iri taneli malzemenin yığıldığı daha sonraki dönemde ise yatağın daha ince ve üniform dağılmış bir malzeme içerecek şekilde bir denge durumuna ulaştığı gözlenmiştir. Morfolojik değişimin daha çok inşaat alanında yapılan kazı faaliyetleri sonucu oluştuğu ve hidrometeorolojik veriler ile morfolojik değişim arasında net bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir.