Dehidroepiandrosteron ile indüklenen sıçan polikistik over sendromu modelinde Phoenixin-14 peptidinin ovaryum morfolojisi üzerine etkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MİRAY BERBER
Danışman: Duygu Gök Yurtseven
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Polikistik Over Sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınların üreme ve endokrin sistemlerini etkileyen heterojen metabolik bozukluklardan biridir. Phoenixin (PNX), hipotalamusta üretilen ve hipofiz gonadotropları üzerinde doğrudan etki göstererek üremenin regülasyonunda görev alan bir nöropeptiddir. Çalışmamızda dehidroepiandrosteron (DHEA) ile indüklenen polikistik over sendromu (PKOS) sıçan modelinde, Phoenixin-14 peptidinin PKOS kaynaklı olası fertilite değişikliklerine karşı ovaryum dokusu üzerindeki iyileştirici etkinliğinin gösterilmesi amaçlandı. 30 adet yetişkin dişi sıçan; kontrol, sham, PKOS, PNX-14 (2,5 nmol), PNX-14 (5 nmol) ve PNX-14 (30 nmol) şeklinde 6 gruba ayrıldı. Kontrol grubuna herhangi bir işlem uygulanmadı. Sham grubuna 0,01 ml %95 etanol ve 0,09 ml susam yağı karışımı subkutan olarak verildi. PKOS modeli, 6 mg/100 g vücut ağırlığı dozunda 21 gün boyunca subkutan DHEA uygulamasıyla oluşturuldu. PNX-14 dozları ise intraperitoneal olarak uygulandı. Deneklere ait doku ve kan örnekleri biyokimyasal, moleküler, histolojik ve immünohistokimyasal açıdan incelendi. PKOS grubu deneklerin östrus siklusu döngülerinin bozulduğu ve vücut ağırlıklarının istatistiksel olarak arttığı belirlendi. Biyokimyasal parametrelerden serum folikül stimülan hormon (FSH), estradiol (E2) ve progesteron (PRG) düzeylerinin azaldığı, luteinizan hormon (LH) : FSH oranları ile testosteron (T) seviyelerinin arttığı tespit edildi. Tedavi gruplarının, deneklerin östrus sikluslarını düzelterek, serum seviyelerini kontrole yaklaştırdığı gözlendi. PCNA protein ekspresyonları bakımından tüm gruplar değerlendirildiğinde, PKOS grubundaki ekspresyon seviyelerinin kontrol ve sham gruplarına göre azaldığı, sadece 5 nmol'lük PNX-14 doz grubundaki etkinin anlamlı olduğu bulundu. İmmünohistokimyasal veriler de bu bulguyu destekledi. Histomorfolojik analizler sonucunda, DHEA etkisiyle bozulan folikülogenezin PNX-14 peptidinin farklı dozları ile düzelebileceği saptandı. Sonuç olarak, DHEA kaynaklı PKOS sıçan modelinde ovaryum dokusunda meydana gelen histopatolojik değişikliklerin, PNX-14 peptidinin teröpatik etkisi ile iyileştirilebileceği bulundu. PKOS kaynaklı anormal folikülogenez ve anovulasyonda, PNX-14 peptidinin gelecekte PKOS tedavisi için kullanılabilecek potansiyel bir hedef olabileceğini düşünmekteyiz.