Aspir ve nadas sonrası farklı azot dozlarının yeni buğday çeşitlerinde verim ve kalite üzerine etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERCAN YÜCEL
Danışman: Esra Aydoğan Çifci
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırma, 2021-2022 buğday üretim döneminde, Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Merkez deneme alanında, buğday ekim nöbeti (buğday-aspir ve buğday-nadas) yağmura bağımlı koşullarda yürütülmüştür. Bu araştırmada aspir ve nadas sonrası azot uygulamalarının buğdayda verim ve protein oranı üzerine etkisi incelenmiştir. Deneme, altı farklı azotlu gübre dozları (0, 3, 6, 9, 12 ve 15 kg /N da) ve 4 adet kışlık ekmeklik buğday (Aksungur, Beyhan, Karaduman ve Ramisbey) çeşitleriyle Tesadüf Bloklarında Faktöriyel deneme deseninde yürütülmüştür. Buğdayın farklı gelişme dönemlerinde NDVI (Normalize Edilmiş Vejetasyon Indeks Farkı) ve CM1000 optik sensör ile klorofil ölçümü yapılmıştır. Karaduman çeşidinin tane verimi aspir sonrasında ortalama 438 kg/da iken nadas sonrasında 841 kg/da en yüksek verim elde edilmiştir. Aksungur çeşidin de ise aspir sonrası ortalama 389 kg/da ve nadas sonrası 681 kg/da ile en düşük verimi tespit edilmiştir. Farklı azot uygulamalarında ise aspir sonrası buğday verimi kontrolde 270 kg/da, %12.91 protein oranı ve 15 kg N/da uygulamasında 547 kg/da verim ve %13.91 tane protein oranı belirlenmiştir. Nadas sonrası buğday verimleri ise kontrolde ortalama verim 773 kg/da, tane protein oranı %11.40 ve 15 kg N/da uygulamasında 797 kg/da verim, %12.10 tane protein oranı saptanmıştır. Bu değerlendirmelere göre; aspir sonrası azot uygulamaları verimde % 102 ve tane protein oranında % 8 artmıştır. Nadas sonrası verimde %3 ve tane protein oranında ise % 6 artış olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak artan azot dozu ile birlikte aspir sonrasında buğday verimleri istatistiki olarak önemli oranda artış olurken, nadas sonrasında verim artışının istatistiki olarak önemsiz olduğu görülmüştür.