Dokunmatik yüzeylerde kullanıcı tipinin analizi ve dokunma hassasiyetinin kullanıcı tipine göre belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EGEMEN ENGİZEK

Danışman: Neyir Özcan Semerci

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Biyometrik veriler kişiye özgü ve değişmeyen özellikler olarak tanımlanır. Kişiye ait bu özellikler fiziksel (parmak izi, avuç içi izi, yüz, iris, retina, kulak, el damarı, vücut kokusu veya DNA bilgisi şeklinde) veya davranışsal (ses, yürüyüş, imza vb.) olabilir. Bu özellikler kişiye özel olduğundan biri ya da birkaçı ile kimlik tanıma ve doğrulama işlemleri yapılabilmektedir. Soft biyometrik veriler ise kişiye ait boy, kilo, göz rengi, saç rengi, saç yoğunluğu, etnik köken ve ırk gibi daha genel özellikleri temsil etmektedir. Bu çalışmada, dokunmatik yüzey (cep telefonu) kullanan kişinin dokunma biçimi, dokunma karakteristik özellikleri gibi soft biyometrik verileri ile cep telefonuna entegre edilen bir devre yardımıyla ölçülen biyoempedansı kullanılmıştır. Yapılan çalışmada yaşları 10 ile 65 arasında değişen 164 (86 erkek, 78 kadın) gönüllüden dokunmatik ekrana 4 farklı çizimi (saat yönünde çember çizimi, saat yönü tersine çember çizimi, saat yönünde üçgen çizimi, saat yönü tersine üçgen çizimi) ve 4 farklı kaydırma (yukarı kaydırma, aşağı kaydırma, sola kaydırma ve sağa kaydırma) işlemlerini 15 defa tekrarlamaları istenmiş, eş zamanlı olarak gönüllülerin biyoempedans ölçümleri telefon kılıfına monte edilmiş devreye bağlı bakir bantlara dokunmaları suretiyle yapılmıştır. Elde edilen veriler makine öğrenmesi yöntemleri (K-NN, DVM ve Mantıksal Regresyon) ile analiz edilerek kişilerin yaş aralığı ve cinsiyeti belirlenmiştir. Yapılan bu sınıflandırma sonucunda oluşturulan profil, kayıtlı kullanıcılar ile karşılaştırılarak kimlik doğrulama için kullanılabilmektedir. Ayrıca belirlenen yaş aralığına göre cihazın kullanımı engellenebilir ya da bazı uygulamalara erişimine kısıtlama getirilebilir. Yapılan bu çalışma ile kişilerin cihaz kullanımlarında düşük güvenlikli kimlik doğrulama için eşsiz biyometrik verilerini paylaşma gerekliliğinin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.