İbn Rüşd felsefesinde akılcılığın boyutları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDULVASİ BEK

Danışman: Hidayet Peker

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İslam düşüncesinin Meşşai ekolu içerisinde yer alan İbn Rüşd, hem doğu hem de batı dünyasına düşünce bakımından önemli etkiler yapmıştır. İbn Rüşd, İslam'ın akla önem verdiğini, din ve felsefe arasında herhangi bir çatışmanın olmadığını ileri sürmüştür. Filozof taklidi imanın yerine tahkiki imanı, bilerek, araştırılarak inanmanın daha üstün olduğu ileri sürmektedir. Ona göre insanı düşünmeye, akıl yürütmeye ve araştırmaya yönelten kaynak ise şüphesiz ilahi kitap olan Kur'an'dır. Özellikle Gazali ile hakikat, felsefe ve akıl gibi konularda girdiği tartışmalar sonucu kendine İslam düşüncesinde önemli yer edinmiştir. Aristoteles'in eserlerine yazdığı şerhlerde Ortaçağ batı düşüncesinde uzun bir zaman etkisini devam ettirmiştir. Batı dünyasında kilise tarafından eserleri yasaklanmış ve adeta unutulmaya yol tutmuş olan Aristoteles'in eserini yeniden onlara tanıtmış ve onlara şerhler yazarak yeniden felsefeyle tanışmalarına öncülük yapmıştır. Filozof, din ile felsefenin çatışmadığını eserlerinde açıklamaya çalışmıştır. Ona göre din ile felsefe kardeştir. Birbirleriyle çatışmaz, aksine birbirini destekler niteliktedir. İbn Rüşd'ün düşüncesinde akıl kavramı önemli bir yere sahiptir. İnsanın yaratılışı gereği diğer varlıklardan üstün olmasını sağlayan gücün "akıl" olduğunu ileri sürerek konuyu nefs üzerinden açıklamaya çalışmaktadır.