Türk Vatandaşlarının TCMB'ye Duydukları Güven Eğilimi ve Belirleyicileri: Davranışsal İktisat Bağlamında Bir İnceleme
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ, İKTİSAT, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Özlem Arslan
Danışman: Metin Özdemir
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İktisadi bireylerin merkez bankalarına duydukları güven, kurumun mevcut yetki sınırlarında görevlerini dürüstlükle yerine getireceğine ve sorumlu olduğu iktisadi bireylerin çıkarlarına göre hareket edeceğine olan inanç olarak tanımlanmaktadır. Merkez bankasına duyulan güven, bireylerin beklentilerini belirlenen hedef altında çapalamada avantaja dönüşmektedir. Dolayısıyla güven, kurumun görevini yerine getirme yeteneğini etkilemektedir. Merkez bankasına duyulan güvenin öneminin bir başka nedeni ise kurumun bağımsızlığına olan etkisidir. Merkez bankalarının bağımsızlığı kanunen belirlenmiş yetki ve hesapverebilirlik çerçevesi tarafından oluşturulurken fiili hesapverebilirlik biçimi olarak iktisadi bireylerin güveni ifade edilmektedir. Bu iki önemli argüman nedeniyle merkez bankalarına duyulan güven eğiliminin araştırılması önemli hale gelmiştir. Literatürde az sayıda merkez bankasına duyulan güven eğilimi çalışmalarına rastlanmaktadır. Bu çalışmalarda bireylerin merkez bankasına duydukları güven eğilimlerini belirlerken rasyonel temelli düşündükleri varsayımının korunduğu görülmektedir. İktisat literatürüne kazandırmış olduğu kavramlar ve argümanlar ile araştırmaların açıklama gücünü arttıran davranışsal iktisat, merkez bankasına duyulan güven eğiliminin oluşumunun incelenmesinde de önemli katkı sağlayacağı açıktır. Merkez bankasına duyulan güven üzerine yapılan çalışmaların çok az sayıda olanı bireylerin güven eğilimlerini oluştururken heuristik (bilişsel kısayollar) etkilerine değinmiştir. Bununla birlikte çalışmalarda bu etkilerin hangisi/hangileri olduğu ayrımına da gidilmediği görülmektedir. Literatürde tespit edilen bu boşluktan hareketle yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak, ilk olarak Türk vatandaşlarının TCMB'ye duydukları güven eğilimleri rasyonel temelde incelenmiş ve bireylerin literatüre paralel şekilde TCMB'nin yeterlilik ve tahmin edebilirlik yönü dikkate alınarak güvensizlik eğiliminde oldukları görülmüştür. Bununla birlikte bireyler aynı zamanda bilişsel kısayol olan temsil edebilirlik yanlılığına dayalı olarak güvensizlik eğilimlerini oluşturdukları sonucuna ulaşılmıştır.