Yerli siyah havuç genotiplerinin tohum çimlenmesi sırasında tuz stresine olan tepkilerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAİME ÖZDEMİR

Danışman: Meryem İpek

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Büyük bir stres faktörü olan tuzluluk dahil abiyotik stres faktörleri, çimlenme, fide büyümesi ve bitki gelişimini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmada, iki yerli havuç genotipi (Ereğli ve Hatay Siyahı) ve bir ticari turuncu havuç genotipinde (Dragon) tuzluluk toleransı incelenmiş ve çimlenme aşamasında tuzluluk toleranslarındaki değişim araştırılmıştır. Değişen NaCl konsantrasyonlarında (50, 100, 150 ve 200 mM), çimlenen tohum sayısı, plumula uzunluğu, radikula uzunluğu, iyon sızıntısı ve yaprak pigmentleri ölçülmüştür. Tuzluluk stresi; çimlenme yüzdesinde, kökçük ve plumula uzamasında, çimlenme hızında, çimlenme indeksinde ve fide gücü indeksinde belirgin bir azalmaya yol açmıştır. Bununla birlikte yerli siyah köklü havuç genotipleri, turuncu köklü havuç genotipine kıyasla yüksek NaCl seviyelerine karşı daha iyi tepki göstermiştir. 200 mM NaCl'de tüm genotiplerin çimlenmesi ciddi şekilde engellenmiştir. Sonuçlar, tuzluluk seviyesi yükseldikçe turuncu köklü genotipten daha iyi tolerans gösteren siyah köklü genotipler dahil tüm genotiplerde çimlenme özelliklerini azalttığını göstermiştir. Bununla birlikte artan tuzluluk konsantrasyonları klorofil b, karotenoidler, antosiyanin ve likopen konsantrasyonları artan NaCl konsantrasyonu ile birlikte tüm genotiplerde artmıştır. Benzer sonuçlar kökten elde edilen iyon sızıntısında da gözlenmiştir. Bu sonuç, antosiyanin açısından zengin genotiplerin tuzlu koşullarda yetiştiriciliğinde tuzluluk stresin tohum çimlenmesine ve fide gelişimine olan etkilerini tolere edebileceğini ve tuzluğunun bitki verimini çok etkilemeden siyah havuç köklerinde antiyosiyanin içeriğini artırmada olumlu bir etki yapabileceğini göstermektedir.