El-Akîdetü'l-Burhâniyye Literatüründe Bilgi ve Varlık
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAYRUNNİSA KEKLİK
Danışman: Orhan Şener Koloğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, Kuzey Afrika'da Eş'arî düşüncenin teşekkülünü ve özellikle el-Akîdetü'lBurhâniyye literatürü ekseninde Mağrib bölgesinde şekillenen kelâmî gelenekleri incelemektedir. Tezde, Mağrib coğrafyasında Eş'arîliğin ortaya çıkış süreci, bölgedeki siyasi ve toplumsal dinamiklerle ilişkisi, önde gelen Eş'arî âlimlerin katkıları ve şerh geleneği kapsamlı şekilde analiz edilmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde, Ebû Amr Osman es-Selâlicî'ye (ö. 574/1178) ait elAkîdetü'l-Burhâniyye adlı risalenin Türkçe tercümesi ve bu risale üzerine yazılmış şerhlerin bibliyografik değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu kapsamda, metnin orijinal bağlamı, dönemin ilmi gelenekleriyle ilişkisi ve şerhlerin kelâm geleneği içindeki rolü incelenmiştir. İkinci bölümde, bilgi kavramı ve kelâmın bilgi teorisiyle ilgili temel meseleleri; ilmin tanımı, mahiyeti, nazar, tanım, ahvâl teorisi ve delil kavramları çerçevesinde ele alınmıştır. Bu bölümde, klasik bilgi teorilerinin Mağrib'de nasıl yeniden yorumlandığı ayrıntılı şekilde analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise, kelâm ilminde varlık, cevher ve araz kavramları ile âlem tasavvuru üzerinde durulmuş; Mağrib'deki kelâmî zihniyetin ontolojik yaklaşımları ve şerhlerin yorum ve katkıları değerlendirilmiştir. Çalışmada hem metin merkezli analiz hem de tarihsel-sosyolojik arka plan dikkate alınarak, el-Burhâniyye şerhlerinin Eş'arîliğin Mağrib'e özgü kavramsal ve metodolojik zenginliğini nasıl inşa ettiğine ışık tutulmuştur. Sonuç olarak, klasik şerh geleneğinin sadece bir metni açıklama fonksiyonunun ötesinde, bölgenin özgün kelâm geleneğinin oluşumunda kurucu bir rol oynadığı ortaya konmuştur. Tez, Mağrib Eş'arîliğinin entelektüel iklimini, klasik İslam düşüncesi ve kelâm araştırmaları açısından hem yeni bir okuma zemini hem de literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.