İbn Humeyr es-Sebtî'de peygamberlerin ismeti
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜMEYRA ÇELİK
Danışman: Ulvi Murat Kılavuz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Eş'arîliğin Mağrib'deki öncülerinden olan İbn Humeyr es-Sebtî (ö. 614/1217), Mukaddimâtü'l-merâşid isimli eserinde olduğu gibi, Tenzîhü'l-enbiyâ'ya da kelam ilminin savunusuyla başlar. Bu ilme karşı olanları ve taassup sahiplerini keskin ifadelerle eleştirir. Onun yaşadığı dönem olan Muvahhidler dönemi, bir önceki dönem olan Murâbıtlar dönemine göre daha serbest olsa da coğrafyanın konjonktüründen henüz Murâbıtlar'ın izleri silinmemiş olduğundan olacak, bu dönemde de kelâmî ve felsefi alanda çok da serbest olunamadığını İbn Humeyr'in bu dönemin âlimlerine -yahut onun ifadesiyle âlimlik taslayanlarına- karşı eleştirici tavrından çıkarsamak mümkündür. Onun ifadelerinden anlaşılacağı üzere kendi döneminde kelâmın ve dinî konularda aklı kullanmanın karşısında olan, iktidara yakın, mukallitlerden oluşan "âlimlik taslayan" bir taife bulunmaktadır. Bu kimseler, kendileri dinî sahada aklın kullanılmasına karşı oldukları gibi halkı da bu şekilde kendi hevâlarına göre yönlendirebilmektedirler. O böyle bir ortamda peygamberleri, onlara isnat edilen günahlardan tenzih etme gereksinimi duymuş ve bu amaçla da Tenzîhü'l-enbiyâ ammâ nesebe ileyhim husâletü'l-ağbiyâ adlı eserini kaleme almıştır. Bu eser, Mağrib Eş'arîliği'nin erken dönemine ışık tutmasının yanında ismetü'l-enbiyâ literatürünün ilk örneklerinden sayılmasıyla da önem arz etmektedir. Çalışmamızda İbn Humeyr'in ismet görüşünü diğer kelâmcıların ismet görüşüyle karşılaştırmalı olarak ele alıp Tenzîhü'l-enbiyâ'nın ismetü'l-enbiyâ literatürü içerisindeki konumunu saptamayı hedefledik. Bu amaçla araştırmamızda nitel veriler göz önünde bulundurularak deskriptif yöntem kullanılmıştır. Çalışma neticesinde onun ismete dair getirdiği delillerin diğer kelâmcılardan farklılaştığı görülmüştür. Onun, peygamberleri günahlardan tenzih yönteminde ayetlerden delil getirirken aklı faal bir şekilde kullandığı, bunun yanında hadislere de az da olsa yer verdiği tespit edilmiştir.