Platon, Aristoteles ve Plotinos'ta sanat-felsefe ilişkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ÇİÇEK
Danışman: METİN BECERMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Roma uygarlığı üzerinden etkisi tüm dünyaya yayılan ve kimi sanatçı ve filozoflarca "en yüksek sanat formu" olarak nitelendirilen Antik Yunan sanatı, Batı medeniyeti sanatının kaynağı olarak görülebilir. Ancak bu sanat formunun çalışmanın odağında yer almasının nedeni gerek o dönemin sanatçılarında gerekse filozoflarında estetik bir algının söz konusu olup olmadığı sorusuna dayanmaktadır. Bu bağlamda Antik Yunan insanının güzellik kavramına yaklaşımları ve özellikle filozofların yaşadıkları topluma karşın Güzel'i ne anlamda değerlendirdikleri bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Platon'un geleneksel görüşte "sanat düşmanı" olarak nitelendirilmesi, Aristoteles'in hocasının düşüncelerine karşıt bir konuma yerleştirilmesi ve nihayet Plotinos'un sanat anlayışının Platon'un düşünceleri bağlamında özgün bir nitelikte olduğunun vurgulanması bir yanıyla okuyucuyu farklı bir bakış açısının mümkün olup olmadığı düşüncesine zorlamaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın merkezinde söz konusu imkanın incelenmesi bulunmaktadır. Buna göre geleneksel görüş, Platon'un ideal devletini kurarken sanata ve sanatçıya kategorik bir karşı çıkış sergilediğini iddia etmektedir. Zira sanat, temelde mimetik bir etkinliktir ve Platon'un dile getirdiği hiyerarşik varlık düzeninde en altta yer almaktadır. Çünkü sanat, İdeaların kopyası olan duyusal gerçekliğin kopyasını üreten bir edimden başka bir şey değildir. Dahası sanat bir epistemeye dayanmadığı gibi insan ruhunu olumsuz anlamda etkileme gücüne sahiptir. Öte yandan kendisi yoğun bir sanat eğitiminden geçerek, güçlü edebi sanat eserleri sayılabilecek diyalogları kaleme alan Platon'un, sanatın yalnızca bir türünü hor gördüğü biçiminde bir okuması mümkün değil midir? Bununla birlikte Aristoteles'in Platon'a karşıt düşünceler dile getirdiğini iddia etmenin aksine onun hocasının düşüncelerinde sanata yer açmaya çalıştığını dile getirmek, Aristoteles'in maksadını ne derece ıskalayan bir yorum olurdu? Nitekim Aristoteles'in sanat hakkında düşüncelerini dile getirirken kullandığı tekhne, mimesis ve hatta katharsis gibi kavramlarını Platon'dan ödünç alıp onunla aynı anlamda kullanması söz konusu yorumun hareket noktasını oluşturabilir gibi görünmektedir. Son olarak Plotinos'un sanata dair düşüncelerini tamamıyla özgün bir fikir olarak değil, Platon'un "doğru" bir yorumu olarak tanımlamak ne derece mümkündür? Dile getirilen bu sorular, çalışmanın inceleme nesnelerini ve amacını oluşturacak sorulardır. Bu anlamda çalışmanın ilk bölümü Antik Yunan sanatının genel özelliklerini içerecek, böylece Platon ve Aristoteles'in içine doğduğu kültür ve sanat dünyasının temel niteliklerinin açıklığa kavuşturulması amaçlanacaktır. İkinci bölümde Platon'un metinlerinden hareketle sanata bakışı serimlenip, yorumcu ve akademisyenlerin tartışmalarına yer verilecektir. Platon'da uygulanacak metot üçüncü bölümde Aristoteles'in düşüncelerini aktarırken tekrar kullanılacaktır. Dördüncü bölümde Helenistik sanatın genel özellikleri dile getirilerek bu dünyaya doğan Plotinos'un sanat ve felsefe arasında kurduğu ilişki incelenecektir. Sonuç bölümünde ise söz konusu yorum farklılıklarının değerlendirilmesi yapılarak çalışmanın açıklığa kavuşturmayı hedeflediği amaç ve ulaşılan sonuçlar dile getirilecektir.