Van Hiele geometrik düşünme düzeyleri ile ilgili çalışmaların karşılaştırılmalı olarak incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, MATEMATİK VE FEN BİLİMLERİ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜLYA SERT ÇELİK
Danışman: Gül Kaleli Yılmaz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Geometri, matematik müfredatının önemli bir parçasıdır. Yaygın olarak kullanılan ve geometri eğitimini yönlendiren van Hiele Teorisi'ni, 1957 yılında Dina van Hiele ve Pierre van Hiele çifti ortaya koymuştur. Van Hiele Teorisi'nin geometri öğretiminin odağı haline geldiği ve ülkelerin eğitim reformlarının bu teori etrafında şekillendirildiği düşünüldüğünde, teorinin büyük bir öneme sahip olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, bu çalışma ile van Hiele Teorisi'ni ayrıntılı olarak tanımlamak, teori ile ilgili ulusal ve uluslararası araştırmaların sonuçlarını sentezlemek, eleştirel ve bütüncül bakış açısıyla karşılaştırmalar yapmak, her iki alanda kullanılan düzey isimlendirme ve numaralandırma sistemini karşılaştırmak, van Hiele geometrik düşünme düzeylerini ölçmede kullanılan değerlendirme yöntemlerini her iki alanda da ayrıntılı bir şekilde incelemek, ilgili görüşmeleri yapmak ve teoriye dayalı olarak gerçekleştirilen öğretim uygulamalarının öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerine etkilerini detaylıca sunmak amaçlanmıştır. Tematik içerik analiz yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, ölçme aracına yönelik elde edilen veriler aynı zamanda durum çalışması ile desteklenmiştir. Araştırma kapsamında Türkçe 86, İngilizce 81 çalışma analiz edilmek üzere belirlenmiş, 41 öğretmen adayı ve 23 lisansüstü eğitim alan öğretmenle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma bulgularına bakıldığında, her iki alanda farklı öğrenme ortamlarının geometrik düşünme düzeylerine etkisini belirleme amacıyla çalışmalar yapıldığı, deneysel çalışmalara ağırlık verildiği, uluslararası alanyazında Türkiye'ye kıyasla daha geniş bir örneklem grubuyla çalışıldığı, veri toplama aracı olarak testlerin tercih edildiği ve farklı öğrenme ortamlarının öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini arttırmada etkili olduğu sonuçlarına varılmıştır. Bulgular incelendiğinde, her iki alanda düzeylere verilen isimlendirme ve numaralandırmaların çok fazla farklılık gösterdiği görülmüştür. Ek olarak, her iki alanda ölçme-değerlendirme araçları incelendiğinde uluslararası alandaki araçların daha fazla çeşitliliğe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ulusal ve uluslararası alanyazındaki yapılan çalışmaların öğretim uygulamaları incelendiğinde, her iki alanyazından en çok tercih edilenin derslerde dinamik geometri yazılımı kullanılarak öğretimin tasarlanması olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlardan yola çıkarak bazı önerilerde bulunulmuştur.