İRRASYONEL İNANIŞLARIN KENDİNİ SABOTAJI AÇIKLAMASINDA KOŞULSUZ KENDİNİ KABULÜN ARACI ROLÜ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE KURUN
Danışman: Fatih Camadan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde irrasyonel inanışların kendini sabotajı açıklamasında koşulsuz kendini kabulün aracılık rolünü incelemektir. Ayrıca, kendini sabotaj kavramı çeşitli demografik değişkenler açısından ele alınmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yaklaşımına dayalı ilişkisel tarama modeli çerçevesinde yapılmıştır. Araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Bursa Uludağ Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dört farklı fakülteden (Eğitim Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi) toplam 594 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, 226 (%38) erkek ve 368 (%62) kadın öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Kendini Sabotaj Ölçeği, Genel Tutum ve İnanışlar Ölçeği Kısa Formu ve Koşulsuz Kendini Kabul Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Hayes-Macro analizi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, irrasyonel inanışlar ile kendini sabotaj arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, koşulsuz kendini kabulün kendini sabotaj ve irrasyonel inanışlarla negatif yönde ve anlamlı şekilde ilişkili olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte kendini sabotaj ve irrasyonel inanışlar arasındaki ilişkide koşulsuz kendini kabulün aracılık rolünün anlamlı olduğu ortaya koyulmuştur. Araştırmada, kendini sabotajın demografik değişkenlere (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, fakülte türü, öğrenim görülen program ve kardeş sayısı) göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Bulgular, literatür çerçevesinde ayrıntılı olarak tartışılmış ve araştırmacılar ile uygulayıcılar için çeşitli öneriler sunulmuştur.