Primer immün yetmezlikli hastalarda immünoglobulin tedavisi ve vücut kompozisyonu ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KASIM BOZGEYİK
Danışman: SARA ŞEBNEM KILIÇ GÜLTEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Primer immün yetmezlik (PİY) hastalıkları, doğumsal immün sistem bozuklukları sonucunda ortaya çıkan, tekrarlayan ağır fırsatçı enfeksiyonların seyrettiği ve birçok organ ve sistemi etkileyebilen bir hastalık grubudur ve düzenli immünoglobulin (IG) replasman tedavisi gerektirir. Bu tedavi, enfeksiyon riskini azaltarak, otoimmün hastalıkları kontrol altına alarak ve yaşam kalitesini artırarak PİY hastalarının yaşam süresini ve prognozunu önemli ölçüde iyileştirmektedir. Çalışmamızda PİY tanılı hastaların intravenöz ve subkutan immunoglobulin replasman tedavisi ile serum immunoglobulin düzeyleri ve vücut kompozisyonu ile ilişkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde izlenen PİY tanılı hastalar intravenöz (n:80) ve subkutan (n:30) immünoglobülin replasman tedavisi alanlar olarak sınıflandırıldı. Tüm hastalara BİA (TANITA MC 780- MA) yapıldı ve vücut kitle indeksi(VKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), vücut yağ kitle indeksi, yağsız kitle indeksi, total vücut suyu (TVS), hücre içi sıvısı (HİS), hücre dışı sıvısı (HDS), bazal metabolizma hızı, tahmini günlük kalori ihtiyacı ve impedans değerleri kaydedildi. Gruplar antropometrik ve demografik özellikler, laboratuvar parametreleri (serum immunoglobulin G, A ve M değerleri) ve vücut kompozisyonu açısından karşılaştırıldı. Ayrıca bu değişkenlerin birbirleri ile korelasyonu incelendi. Bulgular: Araştırmamıza intravenöz immünoglobulin (IVIG) ve subkutan immünoglobülin (SCIG) tedavisi alan 110 hasta dahil edildi. Hastaların %50,9'u kadın (n=56), %49,1'i erkek (n=54) idi ve yaşları 5 ile 74 arasında değişen hastaların %72,7'si intravenöz (IV, n=80) ve %27,3'ü subkutan (SC, n=30) yol ile tedavi edildi. Hastalığın en yaygın tanısı "ağırlıklı olarak antikor eksikliği" (%82,7, n=91) idi. Boy ve kilo persentil değerlerine göre, hastaların %6,3'ü boyda ve %33,4'ü ağırlıkta 10 persentil altındaydı. Yaş ve antropometrik değişkenlerin tedavi metodları arasında anlamlı fark bulunmadı (p=0,861). Boy ölçümlerinde SC grubunda ortalama boy oranı (p=0,009) ve yağsız vücut ağırlığı daha yüksekti (p=0,029). IVIG tedavisi alan hastalar ortalama 6 yıl, SCIG tedavisi alan hastalar ise ortalama 8 yıl boyunca tedavi almaktaydı. Tedavi uygulama şekline göre IVIG ve SCIG grupları arasında yapılan karşılaştırmada IgG eşik düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunamadı (Ortalama IgG= 1023,9±364,5 mg/dl-IVIG, ortalama IgG= 953,0±339,3 mg/dl-SCIG (p=0,357)) . Sonuç: PİY hastalarda IVIG veya SCIG tedavisinde doz ayarlamasının VKI veya vücut ağırlığına göre direkt doz ayarlaması yapılmasının IgG düzeyleri arasında direkt ilişkili olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Primer immün yetmezlik, biyoelektrik empedans analizi, vücut kompozisyonu, intravenöz immünoglobülin, subkutan immünoglobülin