Sûfî düşüncenin kurucu şahsiyetlerinden Muhâsibî ve Hakîm et-Tirmizî: Kavramsal bir mukayese


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KUTBEDDİN AKYÜZ

Danışman: Salih Çift

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tasavvufun müstakil bir İslamî disiplin olma sürecine katkı sunan öncü şahsiyetler arasında Hâris b. Esed el-Muhâsibî (öl. 243/857) ve Hakîm et-Tirmizî (öl. 320/932) özel önemi haiz şahsiyetlerdir. Zira onlar genel olarak tasavvufun kendilerinden sonraki seyrini belirleyen yaklaşımları yanında Ebû Hâmid el-Gazzâlî ve Muhyiddîn İbnü'l-Arabî gibi büyük mütefekkirleri derinden etkileyen fikirleri ile tanınırlar. Böylesine güçlü tesire sahip bu iki büyük ismin yaşadıkları dönemde tasavvufî muhitlerde yaygın şekilde gündem oluşturan hemen her hususta ortaya koydukları görüşler genel olarak üç ana mesele ekseninde yoğunlaşmıştır: İnsanın mahiyeti, bilgi/marifet ve ahlâk. Bu kapsamda Muhasibî'nin ilk olarak dile getirdiği çeşitli fikirleri ya olduğu gibi tekrarlayan ya da biraz daha ileri taşıyan en mühim isim Hakîm et-Tirmizî'dir. Bununla birlikte söz konusu sûfilerin düşünceleri arasında zaman zaman önemli farklılıkların olduğu da muhakkaktır. Muhâsibî'nin Hakîm et-Tirmizî üzerinde bırakmış olduğu etkinin izleri Hakîm et-Tirmizî'nin eserlerinin çoğunda bariz bir şekilde tespit edilebilecek düzeydedir. Nitekim Tirmizî çeşitli eserlerinde insanın manevî yönünü oluşturan kalp, ruh ve nefs gibi latifeleri ele alıp değerlendirirken doğrudan Muhâsibî'nin fikirlerine dayanır. Bunun dışında sûfîler açısından önem arz eden ilim ve marifet konuları yanında tevekkül, tevbe, mahabbet, mücâhede, riyâzet, uzlet, halvet, zikir, üns ve kurbet gibi meselelerin ele alınış tarzı yanında ulaşılan sonuçlar noktasında da Muhâsibî Hakîm et-Tirmizî'ye öncülük etmiştir.