YASALARIN RUHUNA DAİR BİR TARTIŞMA: SAVIGNY, SCHMITT VE KELSEN’İN DÜŞÜNCESİNDE “YASALARIN RUHU”


Creative Commons License

Arkan A. H.

Adalet Dergisi , sa.71, ss.1213-1230, 2023 (TRDizin)

Özet

Yasaların ruhlarının olup olmadığına dair tartışma, doğal hukuk düşüncesinin ortaya çıkışından bugüne kadar devam eden önemli bir tartışmadır. Doğal hukuk düşüncesinin önemini kaybederek özellikle hukuki pozitivizm akımının hukuktaki hâkim paradigma hâline gelmesi ise bu tartışmayı daha da derinleştirmiştir; çünkü doğal hukuk ilkelerinin reddiyle beraber hukukun içeriksiz, bağlamsız ve meşruiyetten yoksun kalması, yasaların da ruhsuz ve içi tamamen boşaltılmış teknik metinlere dönüşmeleri riskini doğurmuştur. Bu riski gören kimi düşünürler bu durumu aşmak için özellikle yasaların siyasal bağlamı ve meşruiyeti noktasında çeşitli fikirler öne sürmüşlerdir; ancak bugünün hâkim hukuk paradigması olan hukuki pozitivizmin bu problemi çözme noktasında yeterli bir yapıda olduğunu iddia etmek de pek mümkün değildir. Bu araştırmada hukukun meşruiyetine dair problemlerin çözümü noktasında; tarihsel hukuk okulunun kurucusu olan Friedrich Carl von Savigny’nin, bir hukuki pozitivist olan Hans Kelsen’in ve son olarak da bu iki düşünürün arasında bir yol izlemeye çalışan kararcı Carl Schmitt’in düşüncelerine yer verilerek yasaların meşruiyeti ve ruhu meseleleri ele alınacaktır.
The debate about whether laws have spirit is an important discussion that has continued since the arise of natural law theory. The fact that natural law theory lost its status and especially legal positivism became the dominant paradigm in law further advanced this discussion; The rejection of natural law principles caused that laws being lack of content, context and legitimacy. And because of that laws be at risk of turning into spiritless and completely dull technical texts. Some thinkers who see this risk have tried to overcome this situation in various ways, especially through the widely used political context and legitimacy. However, it is not possible to claim legal positivism which is today’s dominant legal paradigm, has a good idea to solve this problem. In this paper, in the context of the legitimacy of law, the ideas of Friedrich Carl von Savigny, the founder of the historical school of law, Hans Kelsen, a legal positivist, and, finally, Carl Schmitt, a decisionist who followed a path between these two thinkers, will be compared. And In this regard the issues of legitimacy and spirit of laws will be discussed.