Almanya’da İki Dilli Yetişen Türk Çocuklarında Dilsel Varyasyon ve Kapsayıcı Türkçe Öğretimi: Dijital Bir Model Önerisi


Akgül S.

Uluslararası Avrupalı Türkler ve İki Dillilik Çalışmaları Kongresi, Brussels, Belçika, 2 - 03 Mayıs 2026, ss.34-35, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Brussels
  • Basıldığı Ülke: Belçika
  • Sayfa Sayıları: ss.34-35
  • Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Avrupa’da iki dilli yetişen Türk çocuklarının Türkçe yeterlikleri, yalnızca

dil teması ve baskın toplum dili etkisiyle değil, aynı zamanda aile içi aktarılan bölgesel varyasyon

unsurlarıyla da şekillenmektedir. Ancak hafta sonu Türkçe dersleri ve kurumsal öğretim

ortamlarında çoğunlukla standart dil normu merkeze alınmakta; aile kaynaklı dilsel çeşitlilik

pedagojik bir kaynak olarak değil, örtük biçimde sapma olarak konumlandırılmaktadır. Bu durum,

iki dilli öğrencilerin hem dilsel özgüvenini hem de kimlik aidiyetini etkileyebilmektedir. Bu

çalışma, Almanya’da üç kuşaktan Türk kökenli konuşurlarla yürütülen saha araştırmasına

dayanarak, iki dilli yetişen çocukların Türkçe kullanımındaki varyasyon örüntülerini incelemekte

ve bu bulgular ışığında kapsayıcı bir Türkçe öğretimi modeli önermektedir. Araştırma şu sorulara

odaklanmaktadır: • Almanya’da iki dilli yetişen Türk çocuklarının Türkçe kullanımında aile

kaynaklı fonolojik, morfolojik ve sözlüksel varyasyon unsurları hangi düzeyde korunmaktadır? •

Standart Türkçe normu, iki dilli öğrencilerin dil pratikleriyle nasıl bir etkileşim içindedir? • Dilsel

çeşitlilik, iki dillilik bağlamında kapsayıcı bir öğretim yaklaşımı içinde nasıl pedagojik avantaja

dönüştürülebilir? Araştırmada nitel ağırlıklı karma yöntem benimsenmiştir. Birinci, ikinci ve

üçüncü kuşaktan katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış; ses kayıtları

çözümlemeye tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler demografik bilgiler ve dil kullanım alanlarıyla

karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Ön bulgular, birinci kuşakta belirgin biçimde korunan

bazı bölgesel özelliklerin ikinci kuşakta kısmi nötralizasyona uğradığını; iki dilli yetişen üçüncü

kuşakta ise standart Türkçe ve Almanca etkisiyle önemli ölçüde düzleştiğini göstermektedir.

Bununla birlikte, aile içi iletişimde sürdürülen belirli söz varlığı unsurlarının kimlik işaretleyici

işlevini koruduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgular, iki dillilik ve dilsel yeterlilik kuramları

(Cummins) ve translanguaging yaklaşımı (García & Wei) çerçevesinde değerlendirildiğinde,

öğrencilerin dil repertuarlarının bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini göstermektedir. Çalışma,

bu doğrultuda dijital bir Türkçe Öğretim Portalı modeli önermektedir. Model; varyasyon

farkındalığı modülleri, karşılaştırmalı standart–yerel kullanım etkinlikleri, sözlü aile anlatıları

arşivi ve öğretmenler için kapsayıcı materyal rehberi içermektedir. Amaç, iki dilli öğrencilerin

dilsel çeşitliliğini görünür kılmak ve bunu öğretim sürecine entegre etmektir. Sonuç olarak çalışma,

Almanya’daki iki dilli Türk çocuklarının dil pratiklerinden hareketle, çokdillilik bağlamında

kapsayıcı ve bütünleşik bir Türkçe öğretimi yaklaşımına somut bir model sunmaktadır.