Effects of live body weight and breast condition on plumage quality and keel bone deviation in laying hens


Creative Commons License

Özkan G., PETEK M.

Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, vol.12, no.1, pp.93-100, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

Abstract

This study was carried out on 450 hens selected from a flock of 4000 Lohmann LSL genotype white layers reared in Bursa Uludag University, Faculty of Veterinary Medicine, in the Poultry Unit to determine the effects of body weight and breast condition on plumage quality and keel bone deviation in laying hens. At the beginning of the experiment, the birds were divided into three groups according to the live weight of chickens ; those with a live weight of 1100 -1400g were light; the ones between 1400- 1700 g as the medium group, and between 1700-2000g as the heavy group. According to the breast width of the animals in each weight group, the birds were further divided into two groups 2.0-4.4 cm (narrow) and 4.5-6.0 cm (wide). Thus, six interactive groups were included in the study. Data collection was carried out from 59 weeks to 67 weeks of age. The hens with five chickens in each cage compartment were housed in the apartment- type traditional cage system and raised under standard conditions for commercial layers during the experiment. In the groups; keel bone deviation was defined as yes/no; and plumage quality was evaluated as good (score 0), moderate (score 1), and poor (score 2) according to their plumage loss. The daily number of eggs and deaths in the groups were recorded, and the average egg weight in each group was determined at the beginning and end of the experiment. In the study, the effect of live weight on the mean laying performance was significant (P<0.01). The proportion of hens with a keel bone deviation at the experiment's beginning and end was over 50% in all groups. The initial total feather quality of the birds was significantly affected by live weight (P<0.01). As a result, it was determined that feather quality deteriorated with age in laying hens. However body weight and breast condition did not affect the birds’ keel bone deviation and plumage quality.
Bu çalışma yumurtacı tavuklarda tüy kalitesi ve göğüs kemiği eğikliği üzerine canlı ağırlık ve göğüs kondisyonunun etkisinin belirlenmesi amacıyla Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Kanatlı Ünitesinde yetiştirilmekte olan 4000 adet Lohman LSL genotipi beyaz yumurtacı tavuk sürüsünden seçilen 450 adet tavuk üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deneme başında tavuklar canlı ağırlıklarına göre; canlı ağırlığı 1100-1400 g arası olanlar hafif; 1400-1700 g arası olanlar orta; 1700-2000 g arası ağır grup olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Her ağırlık grubundaki hayvanlar göğüs genişliğine göre; göğüs genişliği 2,0- 4,4 cm arası (dar) ve 4,5-6,0 cm arası (geniş) olmak üzere tekrar iki gruba ayrılmış, çalışmada 6 interaktif grup yer almıştır. Veri toplama işlemi 59 haftalık yaştan 67 haftalık yaşa kadar gerçekleştirilmiştir. Apartman tipi geleneksel kafes sisteminde; her kafes bölmesinde 5’er tavuk olacak olacak şekilde barındırılan tavuklar deneme süresince ticari yumurtacı tavuklar için standart koşullarda yetiştirilmiştir. Gruplarda; göğüs kemiği eğikliği; var/yok şeklinde tanımlanmış, tüy kalitesi; tüylerdeki hasar/kayıp durumuna göre; iyi (skor 0), orta (skor 1) ve zayıf (skor 2) şeklinde değerlendirilmiştir. Gruplarda günlük yumurta sayıları ve ölenler kaydedilmiş, deneme başı ve deneme sonunda her grupta ortalama yumurta ağırlığı belirlenmiştir. Çalışmada ortalama yumurtlama randımanı üzerine canlı ağırlığın etkisi önemli bulunmuştur (P<0,01). Göğüs kemiği eğikliği saptanan tavukların toplam içindeki payı deneme başı ve deneme sonunda değişmemiş, bütün gruplarda yaklaşık %50’ nin üzerinde tespit edilmiştir. Genelde deneme başı toplam tüy kalitesi canlı ağırlıktan önemli düzeyde etkilenmiş (P<0,01), ancak deneme sonunda bu farklılık ortadan kalkmıştır. Sonuç olarak yumurtacı tavuklarda yaşla birlikte tüy kalitesinin kötüleştiği, ancak canlı ağırlık ve göğüs kondisyonunun göğüs kemiği eğikliği ve tüy kalitesi üzerine önemli bir etki göstermediği tespit edilmiştir.