Âşûrâ Merasimlerine Yeni Bir Bakış: İmam Hüseyin’in ve Diğer Kerbelâ Kahramanlarının Matemlerdeki Rolü Üzerine Bir Değerlendirme


Creative Commons License

Kaynamazoğlu Z. S.

İran Coğrafyasında Mezhebî Yapı ve Toplumsal Dinamikler Sempozyumu, Bursa, Türkiye, 25 - 27 Eylül 2026, ss.35-36, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Bursa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.35-36
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kerbelâ vakası asırlar boyunca İslam toplumlarının ortak belleğinden silinmemiş ve nice toplumsal ve siyasi hareketi tetiklemiştir. Şiî halk dindarlığının kurucu unsurlarından biri de Kerbelâ vakasının ardından tutulan matem merasimleridir. Kerbelâ vakasının hatırasını canlı tutan ve Şiî grup kimliğinin oluşmasına önemli ölçüde katkı sağlayan bu matemler asırlardır bünyesine yeni unsurlar da dahil ederek var olmaya devam etmiştir. Akademik çalışmalar Kerbelâ vakasının Şîa’nın kaderine olan etkisine dayanarak, Hz. Hüseyin’i Şiî halk dindarlığını şekillendiren yegane insan olarak tanımlama eğilimindedir. Kerbelâ vakası konu alındığında, yalnızca Hüseyin’in ölümü ve kendisi etrafında şekillenen inançlar incelenmektedir. Halbuki bu yaklaşım diğer Ehl-i beyt üyelerinin Kerbelâ’da oynadığı rolün halk dindarlığındaki tezahürlerinin göz ardı edilmesine sebep olmuştur. Kerbelâ'da İmam Hüseyin’in kardeşleri, çocukları, yeğenleri ve askerleri başta olmak üzere birçok kişi mücadele etmiş ve şehit olmuştur. Bu kişilerin mazlumiyetleri ve İmam’a olan bağlılıkları Kerbelâ anlatısının ve hafızasının ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Bu bakımdan Ebu’l-fezl’siz, Ali Asgar’sız veya Zeynep’siz bir Şiî halk dindarlığından bahsetmek mümkün değildir. Bu çalışma, günümüz İran’ında Muharrem ayının ilk on günü icra edilen matemleri tematik olarak ele almakta ve matemlerde okunan nevha (nôhe) örneklerini inceleyerek Kerbelâ’nın Hüseyin dışındaki kahramanlarının matem merasimlerindeki rolünü tartışmaktadır. Makale, Hüseyin’in hem Kerbelâ şehidi hem de diğer şehitlerinin matemini kabul eden taziye sahibi olarak iki yönlü bir kimliğe sahip oluşuna dikkat çekmekte ve Muharrem merasimlerine yeni bir bakış önermektedir.

The Karbalā event has remained firmly embedded in the collective memory of Muslim societies for centuries and has triggered numerous social and political movements. One of the constitutive elements of Shiʿi popular religiosity is the mourning rituals held for the martyrs of Karbalā. These mourning rituals, which have kept the memory of Karbalā alive and contributed significantly to the formation of Shiʿi group identity, have continued to exist for centuries, incorporating new elements over time. Academic studies have tended to portray Ḥusayn as the sole figure who shaped Shiʿi popular religiosity, largely on the basis of the impact of the Āshūrā on the course of Shīʿism. When Karbalā is addressed, scholarly attention is generally focused exclusively on the death of Ḥusayn and the beliefs that developed around him. Yet this approach has led to the neglect of the ways in which the roles played by other members of the Ahl al-Bayt at Karbalā have been manifested in popular religiosity. At Karbalā, many individuals—most notably Imām Ḥusayn’s brothers, children, nephews, and companions—fought, suffered, and were martyred. Their suffering and their devotion to the Imām constitute an inseparable part of the Karbalā narrative and its collective memory. In this respect, it is impossible to speak of Shiʿi popular religiosity without Abū al-Faḍl al-ʿAbbās b. ʿAlī b. Abī Ṭālib (d. 61/680), ʿAlī al-Akbar b. al- Ḥusayn b. ʿAlī (d. 61/680), ʿAlī al-Aṣghar b. al-Ḥusayn b. ʿAlī (d. 61/680), Zaynab bint ʿAlī b. Abī Ṭālib (d. 62/682 [?]), or many others. This study examines thematically the mourning rituals performed during the first ten days of the month of Muḥarram in contemporary Iran and, through an analysis of examples of nawḥa recited during these rituals, discusses the role of the heroes of Karbalā in mourning practices. The article highlights Ḥusayn’s twofold role as both the deceased at the center of the mourning and the recipient of condolences for many other martyrs.