7. Uluslararası İnsan, Toplum ve Sürdürülebilir Kalkınma Araştırmaları Sempozyumu Özet Metinler Kitabı, Al-Qahira, Mısır, 5 - 09 Nisan 2026, ss.96, (Özet Bildiri)
Özet
Bu bildirinin konusu, Kur’an kıssalarında şahısların duygu durumlarının dilsel tercihler aracılığıyla nasıl aktarıldığıdır. Duygu durumu, bireyin belirli bir olay karşısında yaşadığı sevinç, korku, öfke, umut, güven, çaresizlik veya hiddet gibi psikolojik hâllerin bütününü ifade eder. Kur’an kıssalarında bu içsel hâller çoğu zaman doğrudan betimlenmez; aksine kelime seçimi, söz dizimi, vurgu ve yer yer standart dil kullanımından bilinçli sapmalar yoluyla sezdirilir. Çalışmanın amacı, kıssa anlatımında üslûba yönelik tercihlerin duygu aktarımındaki rolünü ortaya koymak ve psikolojik tasvirin dil üzerinden nasıl inşa edildiğini göstermektir.
Araştırmada yöntem olarak üslûp analiz yöntemi benimsenmiştir. Örneklem olarak Tâhâ sûresinde yer alan Hz. Musa ile sihirbazların karşılaşması ve Firavun’un tehditleri incelenmiştir. Sihirbazların Musa’ya hitaben söyledikleri, “قَالُوا يَا مُوسَى إِمَّا أَن تُلْقِيَ وَإِمَّا أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَى” (Tâhâ 20/65) ifadesi, “Ey Musa! Önce sen mi atacaksın yoksa ilk atan biz mi olalım?” şeklinde meallendirilmektedir. Bu cümlede Arapçanın mümkün olan daha sade ve standart bir yapısı yerine tercih edilen söz dizimi, konuşanların psikolojisini yansıtmaktadır. İfade, tereddüt veya korku değil; özgüven, meydan okuyucu rahatlık ve başarıdan emin olma hâlini sezdiren bir ton taşımaktadır. Kur’an, böylece duygu durumunu doğrudan açıklamak yerine yapısal tercih aracılığıyla okura hissettirmektedir.
Buna karşılık Firavun’un sihirbazlara yönelttiği tehditte, “فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِي جُذُوعِ النَّخْلِ” (Tâhâ 20/71) ifadesi yer alır: “Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz keseceğim; sizi hurma kütüklerine asacağım.” Burada “asmak” fiilinin yaygın kullanımında beklenen edat yerine “فِي” harf-i cerrinin tercih edilmesi, tehdidin şiddetini artıran bir anlam katmanı oluşturur. Bu kullanım, sıradan bir asma eylemini aşarak hiddet, intikam arzusu ve kontrol kaybını yansıtan yoğun bir psikolojik atmosfer meydana getirir.
Bulgular, Kur’an kıssalarında duygu aktarımının üç dilsel stratejiyle gerçekleştiğini göstermektedir: söz dizimsel sapmalarla psikolojinin sezdirilmesi, harf ve fiil tercihlerinin duygusal yoğunluk üretmesi ve ses–ritim unsurlarının psikolojik etkiyi desteklemesi. Böylece duygu, doğrudan açıklanmadan hissettirilir.
Sonuç olarak Kur’an kıssalarında duygu aktarımı, içerik ile biçimin bütünleştiği bilinçli bir anlatı stratejisidir. Dilin normlarından sapmalar ve anlamı derinleştiren yapılar, karakterlerin ruh hâlini sezdiren güçlü bir psikolojik tasvir alanı oluşturur. Bu durum, Kur’an üslûbunun hem belâgat gücünü hem de insan psikolojisini kavrayışındaki inceliği açık biçimde ortaya koymaktadır.