BUSINESS JOURNAL 5TH INTERNATIONAL PARIS SOCIAL SCIENCE CONGRESS, Paris, Fransa, 21 Aralık 2025, ss.354-363, (Tam Metin Bildiri)
Bu çalışma, sınır-ötesi e-ticaret bağlamında işletmelerin küresel tüketicilere ulaşmak için benimsediği temel işletmeden tüketiciye (B2C) iş modelleri olan pazaryeri, doğrudan tüketiciye satış (Direct-to-Consumer; D2C) ve dropshipping yaklaşımlarını karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Pazaryeri modeli, işletmelere hazır müşteri trafiği, güvenilir ödeme altyapısı ve lojistik destek sağlayarak hızlı bir pazar girişi sağlamaktadır. Ancak müşteri verilerinin platformda kalması, yüksek komisyon kesintileri ve yoğun rekabet ortamı, işletmelerin kâr marjlarını düşürmekte ve marka sadakati oluşturmalarını zorlaştırmaktadır. D2C modeli, işletmenin marka yönetimi, müşteri verisi ve kullanıcı deneyimi üzerinde tam kontrol sağlamasında önemli bir oynamaktadır. Aracıların ortadan kalkmasıyla en yüksek kâr potansiyelini sunan bu model; web sitesi kurulumu, trafik çekme, yerelleştirme ve tüm lojistik operasyonların sorumluluğunu getirdiğinden yüksek başlangıç maliyeti ve risk barındırmaktadır. Dropshipping modeli, stok tutma ve depolama maliyetlerini ortadan kaldırarak düşük sermaye ile yeni pazarların ve yeni ürünlerin test edilmesine olanak tanımaktadır. Buna karşın tedarikçiye olan tam bağımlılık; ürün kalitesi, teslimat süreleri ve iade süreçlerinde kontrol kaybına yol açarak müşteri güvenini zedeleyebilme ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Çalışma sonucunda, bu modellerin pazar erişimi, operasyonel risk ve müşteri sadakati açısından farklı motivasyonlara hizmet ettiği vurgulanmaktadır. İşletmelerin riskleri minimize etmek ve sürdürülebilir büyüme sağlamak için hibrit bir yaklaşım benimsemesi önerilmektedir. Buna göre; yeni pazarlara girişte talep ölçümü için pazaryeri veya dropshipping modelleriyle başlanmalı, belirli bir pazar hacmine ulaşıldıktan sonra ise uzun vadeli marka değeri ve kârlılık için D2C modeline geçiş yapılmalıdır.
This study comparatively examines the fundamental business-to-consumer (B2C) businessmodels adopted by companies to reach global consumers in the context of cross-border e-commerce, namely marketplace, direct-to-consumer (D2C), and dropshipping approaches. The marketplace model allows businesses to quickly enter the market by providing them withready customer traffic, reliable payment infrastructure, and logistics support. However,retaining customer data on the platform, high commission deductions, and intensecompetition reduce profit margins and make building brand loyalty difficult. The D2C modelgives businesses full control over brand management, customer data, and user experience. Byeliminating intermediaries, this model offers the highest profit potential. However, it carrieshigh initial costs and risks, as it entails website setup, traffic generation, localization, andresponsibility for all logistics operations. The dropshipping model eliminates inventory andstorage costs, enabling businesses to test new markets and products with minimal capital.However, complete dependence on the supplier can lead to a loss of control over productquality, delivery times, and return processes, which can undermine customer trust. The studyindicates that these models serve different motivations in terms of market access, operationalrisk, and customer loyalty. It is recommended that businesses adopt a hybrid approach tominimize risks and ensure sustainable growth. Consequently, when entering new markets, it isadvisable to initially adopt marketplace or dropshipping models to assess market demand.Once a sufficient market volume has been attained, the transition to the D2C model should beconsidered to ensure long-term brand value and profitability.