Görsel Sanatlar Öğretiminde Yaratıcı Drama Yoluyla Bağlar Kurma Deneyimi: Eylem Araştırması


Creative Commons License

Şenyavaş T., Soğancı İ. Ö.

EDUcongress (International Education Congress), Antalya, Türkiye, 17 - 19 Kasım 2022, ss.830-832

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.830-832
  • Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Problem Durumu Geleneksel kalıplarla düşünme biçimi olan yakınsak düşünme; olaylar, kavramlar ve durumlar arasında farklı ilişkiler kurmayı engeller. Günümüz eğitim anlayışının, yakınsak düşünmeye alışkın, sorgulama, araştırma, derin ve çok boyutlu düşünme becerileri konusunda yetiştiği gözlemlenmektedir. Bilginin yaparak, yaşayarak, yapılandırarak öğrenilmesi yerine, sınırlı yanıtlar arasından tek doğruyu bulmaya yönelik, kısa vadeli bellek becerisi gerektiren sınav kaygılı bu ortam, bireyin yaratıcı düşünmesini, özgünlüğünü, kendini ifade edebilme gücünü olumsuz yönde etkilemekte ve yeniliklere kapalı, durağan ve hazırcı bir hayat kalıbını dayatmaktadır.  Öncelikli amaç, onu düşünsel, algısal, duygusal yönlerden geliştirmek olmalıdır. Bu anlamda, sanat eğitimini bütünsel anlayışla işleyen bir ders henüz eğitim programında yer almamaktadır. Oysa günümüz sanatı (resim, heykel, müzik, oyun, dans, sinema vb.) disiplinlerarası ve disiplinler içi bir yapıya sahiptir. Örgün eğitimde sanat eğitimi denildiğinde, Görsel Sanatlar dersi akla gelmekte ve sanat eğitimine ilişkin sorunlar genelde Görsel Sanatlar dersi kapsamında tartışılmaktadır. Görsel Sanatlar dersinin en önemli amacı öğrencinin yaratıcılığını geliştirmek olduğuna göre, öğretmen dersi aktif hale getirmek ve öğrencinin imgelem gücünü harekete geçirmek durumundadır. Bunun da en geçerli yollarından birisi oyun oynamaktır (İlhan, 2006, s. 419). Oyun oynamanın bir öğretim yöntemi olarak belli kazanımlar ve hedefler doğrultusunda kullanılması, yaratıcı drama yöntemi ile olasıdır. Yaratıcı drama, bir ders olarak ilköğretim ve yükseköğretim kurumlarının programlarında yeni yeni yer almaya başlamışken, uygulamada yaşanan en büyük sorun bu dersi verebilecek yetkinlikte eğitimci sayısının yetersiz oluşudur. Görsel sanatlar öğretmeni adaylarının, bir öğretim yöntemi olarak yaratıcı dramayı eğitimsel yaşantılarına dahil etmeden mezun olmaları, sanat eğitimi ile bu kadar yakın ilişkide olan bir alan hakkında bilgi sahibi olamamaları bir sorun olarak görülmüş ve bu çalışmanın yapılma gereksinimini doğurmuştur.  Eğitim-öğretimde yaratıcı dramanın iki kullanım biçimi vardır: Birisi yaratıcı dramanın araç olarak kullanılması, diğeri ise amaç olarak kullanılmasıdır. Araç olarak kullanılması, herhangi bir konunun, olayın veya eğitim ünitesinin drama yöntemiyle işlenmesiyken, amaç olarak kullanılması ise, bir disiplin olarak dramanın öğretilmesi anlamına gelir.  Yaratıcı drama bir araç/yöntem olarak sahip olduğu teknikleri ı̇şe koşarak drama alanının kendi konuları dışındaki konuları öğretmede kullanılır. Bu konular amaçları uygun olan her ders ya da her eğitim konusu için geçerli bir durumdur. Bu yöntemde işlenecek bir konunun dramatik bir çatışma içerisinde canlandırmalarla bizzat yaşatılarak öğretilmesi söz konusudur. Sınıf ortamında farklı derslerde bir yöntem olarak yaratıcı dramanın kullanılması, en başta öğrenci merkezli bir öğrenme ortamının oluşturulmasını, anlatılmak istenen konunun kalıcı hale getirilmesini ve yaşantısal olmasını, öğrenenlerin farklı ve eleştirel düşünmesini, duygularının sağlıklı bir şekilde dışa vurulmasını, özgür düşüncenin gelişimini ve her türlü ifade olanağının verilmesini, yaratıcılık ve yazılı-sözlü iletişim becerilerinin geliştirilmesini amaçlar (Adıgüzel, 2010, s. 118). Sanat eğitimi alanının öğretimine yönelik bir ders olan Görsel Sanatlar Öğretimi I ve II derslerinin, öğretmen adayları için kılavuz niteliği taşımasının yanı sıra, gelecekteki öğretmenlik yaşantılarında mesleki bakımdan yaşamsal önem taşıyan bir yapıya ve içeriğe sahip olduğu düşünülmektedir. Bu ders, görsel sanatlar eğitimcisi yetiştiren eğitim fakültelerinin resim-iş öğretmenliği programlarında, sanatın genel olarak eğitimdeki yerini ve tarihini, sanatın hangi yollarla öğretilebileceğine ilişkin yöntem ve teknikleri, bunların uygulanış biçimlerini, sanatın farklı boyutlarını ve bu boyutlar arasındaki ilişkileri kapsayan bir ders olarak yer almaktadır. Değişen paradigmalar ve yeni koşullar, farklı öğretim yöntem ve yaklaşımlarını takip etmeyi ve eğitim sürecine dahil etmeyi kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu anlamda bir öğretim yöntemi olarak yaratıcı drama, hemen hemen her alanın öğretiminde uygulanabileceği gibi, sanat eğitimi alanı ile de gerçek anlamda bütünleşik bir yapıya sahiptir. Bu çalışmada, yaratıcı dramanın bir yöntem olarak Görsel Sanatlar Öğretimi dersi bağlamında, disiplinler içi ve disiplinlerarası nasıl bağlar kurabileceğine ilişkin bir ders deneyiminin betimlenmesi amaçlanmıştır.

Yöntem Bu araştırma, uygulamaya dayalı ve merceğine aldığı ortamda değişim yaratmayı hedefleyen nitel bir yaklaşım olan eylem araştırmasıdır. Eylem araştırması, insanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları problemlere etkili çözümler bulabilmelerine olanak sağlayan sistematik bir araştırma yaklaşımıdır. Nicel veya deneysel araştırmaların yaptığı gibi az sayıda değişkenle genellenebilir açıklamalar aramak yerine, herhangi bir toplumsal durumun / bağlamın içerdiği karmaşık ilişkileri bularak anlamlandırmayı amaçlar (Stringer, 2014). Araştırmanın döngüsü, Planlama / Uygulama / Gözlemleme / Yansıtma / Tekrar planlama / Tekrar uygulama / Tekrar gözleme / Tekrar yansıtma… şeklinde devam eden bir süreçte gerçekleşmiştir. Araştırmanın uygulama aşaması, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalı’nda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örneklem türlerinden, önce ölçüt örneklem kullanılmış, daha sonra belirlenen grubun içinden katılımcı öğrencileri belirlemek için ise süreçte farkedilen örneklem (opportunity sampling) türünden yararlanılmıştır. Araştırmacı tarafından belirlenen bazı ölçütler yoluyla ilk olarak katılımcı grubuna karar verilmiştir. Bu ölçütler şu şekildedir:

 Araştırmanın yapılacağı okulda, yaratıcı drama ile ilgili herhangi bir ders veya bu konuda yetkin öğretim elemanının olmaması.

 Araştırmanın yapılacağı sınıf düzeyinin 3. sınıf olması.

 Araştırmanın yapılacağı dersin, öğretim yöntemleri içerikli Görsel Sanatlar Öğretimi dersi olması

Bu ölçütler doğrultusunda, katılımcılar, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalı 3. sınıf dersi olan Görsel Sanatlar Öğretimi II dersinin A grubu öğrencilerinden belirlenmiştir. Araştırmanın uygulaması A grubunun tümü ile gerçekleştirilmiş, ancak araştırma verileri 3 erkek, 9 kız öğrenci olmak üzere toplam 12 öğrenciden elde edilmiştir. Bu öğrenciler belirlenirken, süreçte farkedilen örneklem türü kullanılmıştır. Günlüklerinde ve ders değerlendirme formlarında dersi farklı açılardan eleştirel bir bakışla değerlendirebilen, kişisel bilgi formlarında farklı özellikler gösteren, vize sınav notlarında farklı başarı düzeylerine sahip, yaratıcı drama etkinliklerine katılımda istekli olduğu ve isteksiz olduğu gözlenen öğrenciler araştırmanın katılımcıları olarak belirlenmiştir. Temel veri toplama aracı olan gözlem verisini, uygulama süreci boyunca çekilen video kayıtlarının veri toplama haftalarına denk gelen kısımlarından oluşan 1 saatlik temsili cd ve bunun yazılı dökümü oluşturmaktadır. Diğeri veri toplama araçları ise, yarı-yapılandırılmış görüşmelerin ses kayıtları ve yazılı dökümleri, kişisel bilgi formları, öğrenci günlükleri, araştırmacı günlüğü, öğrencilerin sanatsal ürünleri ve ders değerlendirme formlarıdır.  Araştırmanın geçerliği, Creswell (2017, s. 201)'in önerdiği, veride çeşitleme, katılımcı onayının alınması, derinlemesine betimleme, yanlılığın açıklanması, karşıt ve uyuşmaz bilginin tanıtımı, alanda uzun zaman geçirilmesi ve akran/meslektaş değerlendirmesi yollarıyla sağlanmıştır.  Beklenen/Geçici Sonuçlar Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında, Biraradalık, Çoklu Bakış, İlişkisel Drama ve Bağlar temalarına ulaşılmıştır. Bu çalışmada, özellikle Bağlar teması ele alınacaktır. Bağlar teması, Disiplinlerarası, Özne-NesneÜrün, Zamanlararası ve Mesleki alt temalarından oluşmaktadır. Dersin çok alanlı yapısıyla ortaya çıkan disiplinlerarası bağlantılar, bu bağlantıların öğrenciler üzerindeki yansımaları, kendi özelliklerinden yola çıktıklarında öğrencilerde oluşan ders algısı, farklı zaman dilimlerinin günlük yaşamla ve ders konularıyla ilişkisi ve öğretmenlik mesleğine ilişkin öne çıkan görüşler yoluyla kurulan mesleki bağlar bu tema altında açıklanacaktır. Dersin veri toplama haftalarının konuları olan Dört Disiplin Nasıl Birleştirilir? ve Müze Eğitimi üniteleri odakta olduğundan, bu konular özelinde ortaya çıkan dört disiplinin kendi içinde ve dramayla olan dinamik bağları, kişinin kendisinden yola çıkarak seçtiği bir nesne bağlamında geliştirilen sürecin kişiden nesneye ve nesneden ürüne dönüşüm yolculuğu, bu yolculuğun yarattığı zamansal farklılıklar ve tüm süreçte öğrencilerin mesleğe yönelik motivasyonlarında görülen değişimler bu temada öne çıkan durumlardır. Yaratıcı drama destekli bir ders deneyiminin mercek altına alındığı bu araştırmada araştırmacı, nitel bir yaklaşımla öğrenciler için yeni bir yöntem olan dramanın onlar üzerinde nasıl bir etki yarattığına ve ders sürecini nasıl anlamlandırdıklarına odaklanmış ve Merriam’ın (2013) ifadesiyle katılımcının penceresinden bakmaya, yani etik (dışarıdan) değil emik (içeriden) bir bakışla değişen dünyalarını anlamaya çalışmıştır. 

Anahtar Kelimeler: Sanat eğitimi, yaratıcı drama, disiplinlerarasılık, müze eğitimi