TÜRKIYE’DE TIBBI VIROLOJI YANDAL UZMANLIK EĞITIMININ VE MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDIRILMESI
8. ULUSAL KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 19 - 23 Kasım 2025, cilt.089, ss.113, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 089
- Basıldığı Şehir: Antalya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.113
- Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş-Amaç: Tıbbi viroloji yan dal uzmanlık eğitiminin ülkemizdeki
yapısı, güçlü yönleri ve geliştirilmesi gereken tarafları
hakkında kapsamlı bir değerlendirme gerekmektedir. Bu çalışma,
viroloji uzmanlarının kendi deneyim ve görüşlerine dayanarak
eğitim sürecinin mevcut durumunu ortaya koymayı ve geliştirilmesine
yönelik öneriler sunmayı amaçlamaktadır.
Gereç-Yöntem: Türkiye’de bugüne kadar tıbbi viroloji uzmanlık
eğitimini tamamlamış 38 hekim bulunmaktadır. Bu hekimlere
çevrim içi olarak hazırlanan yapılandırılmış anket uygulanmış
ve 28’i (%73.7) yanıt vermiştir. Anket; kurum yapısı,
eğitici sayısı, laboratuvar altyapısı, müfredat uygulamaları, eğitim
etkinlikleri, rotasyonlar, klinik uygulamalar, biyogüvenlik, istihdam
koşulları, yeterlilik algısı ve uluslararası deneyimleri içeren
35 sorudan oluşmuştur.
Bulgular: Katılımcıların %82.1’i eğitimini üniversite hastanelerinde,
%14.3’ü eğitim-araştırma hastanelerinde tamamlamıştır.
Eğitici sayısı çoğunlukla bir doçent (%64.2) ve bir
profesör (%42.8) ile sınırlıdır. Katılımcıların %42.9’u 6–10 yıl
arasında mesleki deneyime sahiptir. Eğitim sürecinde en sık kullanılan
yöntemler; seminer, vaka tartışmaları ve makale saatleri
(%85.7) ile teorik dersler (%60.7) olmuştur. Buna karşılık laboratuvar
pratiği (%25.0) ve multidisipliner konsey (%25.0) daha
sınırlıdır. Rotasyonlar Enfeksiyon Hastalıkları (%93.0), Pediatrik
Hematoloji-Onkoloji (%75.0) ve Neonatoloji (%64.3) bölümlerinde
yapılmıştır. Uzmanların %80.8’i klinik gözlem, %69.2’si
klinik-laboratuvar entegrasyonu deneyimi yaşadığını belirtmiştir.
Ancak biyogüvenlik eğitimleri yetersizdir (%26.9 kan/vücut sıvısı
teması, %42.3 izolasyon önlemleri).
Katılımcıların yanıtlarına göre tüm merkezlerde tanı amaçlı
moleküler viroloji ve seroloji yöntemleri uygulanmıştır. Bu durum,
eğitimin temel tanısal testler açısından daha kapsamlı olduğunu
göstermektedir. Buna karşın hücre kültürü %35.7’sinde,
genetik dizileme ise yalnızca %3.6’sında mevcuttur. Dolayısıyla
salgın araştırmaları, yeni virüslerin tanımlanması ve varyant takibi
açısından önemli bir sınırlılık olduğu görülmektedir.
İstihdam dağılımı; %39.0 şehir hastaneleri, %32.0 eğitim-araştırma
hastaneleri, %25.0 devlet üniversiteleri ve %3.6 vakıf üniversiteleri
şeklindedir. Katılımcıların %71.0’i her zaman, %32.0’si
çoğunlukla alanına uygun çalıştığını bildirmiştir. Ayrıca %78.6’sı
eğitimin beklentilerini karşıladığını, %89.0’u ise kendisini yeterli
hissettiğini ifade etmiştir. Uluslararası deneyim düşüktür (%10.0
yurtdışı eğitim, %18.0 çok merkezli araştırma). En sık bildirilen
sorunlar; maddi kısıtlılık, şehir değişikliği ve gelecek kaygısıdır.
Sonuç: Katılımcılara göre viroloji yan dal eğitimi teorik açıdan
güçlüdür, ancak eğitici çeşitliliği, ileri laboratuvar teknikleri ve
biyogüvenlik alanlarında gelişmeye ihtiyaç vardır. Eğitim etkinliklerinin
çeşitlendirilmesi, istihdamın güçlendirilmesi ve uluslararası
işbirliklerinin artırılması viroloji eğitiminin kapsamını ve etki
gücünü yükseltecektir.
Anahtar kelimeler: Tıbbi Viroloji, Uzmanlık Eğitimi, Anket Çalışması
Kaynaklar
1. Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredatları, Tıbbi Viroloji v.2.4
2. The Royal College of Pathologists. Curriculum for Specialty Training
in Medical Virology. London: The Royal College of Pathologists; 2021.
3. Training and assessment of medical specialists in clinical microbiology
and Infectious Diseases in Europe. [Review]. Clin Microbiol Infect.
2022;28(5).
Şekil 1. Katılımcıların mezuniyet sonrası mesleki deneyim süreleri (üstte) ile uzmanlık
eğitiminden memnuniyet düzeyi ve yeterlilik algısı (altta) gösterilmektedir.