Abu’l-Fath al-Samiri and the Kitab al-Tarikh: a Community’s Memory
İslami İlimler Dergisi, no.42, pp.97-109, 2026 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Volume: Issue: 42
- Publication Date: 2026
- Doi Number: 10.34082/islamiilimler.1839099
- Journal Name: İslami İlimler Dergisi
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.97-109
- Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
- Bursa Uludag University Affiliated: Yes
Abstract
This article examines Kitāb al-Tārīkh, written by the fourteenth-century Samaritan scholar, thinker, and historian Abū l-Fatḥ al-Sāmirī al-Danafī (Abū l-Fatḥ b. Abī l-Ḥasan), not merely as a historical narrative but as a text that constructs and carries Samaritan collective memory. The central question of the study is how Abū l-Fatḥ, in his narrative spanning from Moses to his own time, shapes Samaritan history, how he relates this construction to Jewish, Christian, and Muslim traditions, and which historical and theological foundations he uses to build Samaritan identity. Accordingly, this article aims to analyse both the apologetic dimension of Kitāb al-Tārīkh, which supports the claim that the Samaritans are the “true heirs” of the Israelites, and its function as a framework that systematises the community’s religious-historical memory. The study proposes a reading that moves beyond approaches which treat Samaritan chronicles merely as “problematic historical sources”. In this context, it seeks to evaluate the work by considering its historical methodology, theological arguments, and modes of identity construction, whereas previous scholarship has mostly examined it within the limits of source criticism and the chronicle genre. Methodologically, the article adopts a text-centred, historical and comparative reading. In line with this approach, it analyses the other Samaritan chronicles used by Abū l-Fatḥ, the chain of high priests, and his references to Islamic, Jewish and Christian sources alongside the structure and narrative strategies of the work. In addition, the Continuatio (Zeyl) appended to the chronicle is considered as an extension of local Samaritan memory within the framework of early Islamic and ʿAbbāsid-period narratives. The findings suggest that Kitāb al-Tārīkh offers a coherent narrative that centres on a Gerizim-based sacred history, engages polemically with Jewish historiography, and presents the Samaritans as the “true believers”. Consequently, the article argues that Abū l-Fatḥ al-Sāmirī should be seen not merely as a transmitter of history but as an active shaper of Samaritan communal memory, and that Kitāb al-Tārīkh constitutes one of the principal works of this memory.
Bu makale, 14. yüzyılda yaşamış bir Sâmirî din âlimi, düşünür ve tarihçi olan Ebu’l-Feth es-Sâmirî ed-Danfî’nin (Ebu’l-Feth b. Ebi’l-Hasan) kaleme aldığı Kitâbü’t-Târîh’i, Sâmirî toplumu açısından bir tarih anlatısı olmanın ötesinde, kolektif hafızayı kuran ve taşıyan bir metin olarak ele almaktadır. Çalışmanın temel problemi, Ebu’l-Feth’in Hz. Musa’dan kendi yaşadığı döneme kadar uzanan anlatısında Sâmirî tarihini nasıl kurguladığı, bu kurguyu Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman geleneklerle nasıl ilişkilendirdiği ve bütün bunlar aracılığıyla Sâmirî kimliğini hangi tarihsel ve teolojik temeller üzerine inşa ettiğini anlamaya yöneliktir. Bu çerçevede makalenin amacı, Kitâbü’t-Târîh’in hem Sâmirîlerin İsrailoğulları’nın “gerçek varisleri” olduğu iddiasını destekleyen savunmacı boyutunu, hem de Sâmirî topluluğunun dinî-tarihî hafızasını sistematikleştiren bir çerçeve olarak işlevini incelemektir. Çalışma, Sâmirî kroniklerini yalnızca “problemli tarihî kaynaklar” olarak gören yaklaşımların ötesine geçen bir okuma önermektedir. Bu bağlamda, mevcut literatürde çoğunlukla kaynak tenkidi ve kronik türü bağlamında ele alınan eseri, tarih metodolojisi, teolojik argümanları ve kimlik inşası boyutlarını birlikte dikkate alarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada yöntem olarak metin merkezli, tarihsel ve karşılaştırmalı bir okuma benimsenmektedir. Bu doğrultuda Ebu’l-Feth’in kullandığı diğer Sâmirî kronikleri, kâhinler silsilesi ile İslâmî, Yahudi ve Hıristiyan kaynaklara yaptığı atıflar, eserin yapısı ve anlatı tercihleriyle birlikte analiz edilmektedir. Ayrıca kroniğe eklenen Continuatio (Zeyli) bölümü, erken İslâm ve Abbâsî dönemi anlatıları çerçevesinde yerel Sâmirî hafızasının bir uzantısı olarak dikkate alınmaktadır. Elde edilen bulgular, Kitâbü’t-Târîh’in Gerizim merkezli bir kutsal tarih tasavvurunu merkeze alan, Yahudi tarihçiliğiyle polemik içinde duran ve Sâmirîleri “gerçek iman sahipleri” olarak öne çıkaran bütünlüklü bir anlatı sunduğunu göstermektedir. Sonuç olarak makale, Ebu’l-Feth es-Sâmirî’yi yalnızca bir tarih nakledicisi değil, Sâmirî toplumsal hafızasının şekillenmesinde etkili bir figür olarak incelemekte ve Kitâbü’t-Târîh’i de bu hafızanın başlıca yazılı taşıyıcılarından biri olarak ele almaktadır.