ÖLÜ DOĞUM SONRASI FULMİNAN HEPATİK YETMEZLİK SAPTANAN SHEEHAN SENDROMU VAKASI
21. Uludağ İç Hastalıkları Ulusal Kış Kongresi, 15. Uludağ İç Hastalıkları Hemşireliği Kongresi, 06-09 Mart 2025, Bursa, Türkiye, 6 - 09 Mart 2025, ss.120, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Bursa
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.120
- Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş ve Amaç: Sheehan sendromu, ciddi postpartum kanamaya bağlı iskemik hipofiz nekrozunun bir sonucu olarak gelişir. Hastalarda tek hipofiz hormonu yetersizliğinden total hipopituitarizme kadar değişen hormonal yetersizlikler görülür (1). Laktasyonun başlamaması ve menstural siklusun devam etmemesi en sık rastlanan durumdur. Laboratuvar bulguları ve diğer klinik belirtileri arasında hiponatremi, hipoglisemi ve diabetes insipidus sayılabilir (2). Sheehan sendromunun tanısı; iyi bir anamnez, detaylı bir fizik muayene, bazal hormonlardaki düşüklük tespit edildikten sonra klinik şüpheyle başlar. Tanıyı koyabilmek için ACTH stimülasyon testi gibi dinamik testler kullanılabilir (3). Hipofiz MR'ı tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Sheehan sendromunda tedavi, eksikliği bulunan hormonlara göre planlanmalıdır (4).
Yöntem: Burada 36 haftalık gebe iken preeklamsi sebebiyle dış merkezde ölü doğum yapan sonrasında fulminan hepatit sebebiyle hastanemize yatışı yapılan ve takiplerinde Sheehan sendromu gelişen bir olgu sunulmaktadır.
Bulgular: 36 yaşında kadın hasta bilinen hipotiroidi komorbiditesi mevcut. Düzenli olarak levotiroksin 50 mcg tedavisi almakta. 36 haftalık gebe iken preeklampsi sebebiyle dış merkezde ölü doğum yapmış, operasyon sonrasında hiperbilirubinemi, ınr uzaması, akut böbrek yetmezliği, hiponatremi ve hipoglisemi olması üzerine 3. basamak hastaneye başvurması önerilmiş. Acil servise başvuran hasta fulminan hepatik yetmezlik ön tanısıyla gastroenteroloji servisine yatırılmıştı. Preeklamsi, gebeliğin akut yağlı karaciğerine sekonder DIC ve akut hepatit olarak değerlendirildi. Anamnezinde doğum sonrasında başlayan dirençli hipoglisemi (50 mg/dl) ve bilinç bozukluğu olduğu öğrenildi. Hiponatreminin de (118 meq/l) eşlik etmesi üzerine bazal kortizol ve ön hipofiz hormonları çalışıldı; bazal kortizol 1.2 ug/dl, tsh 0.53 mIU/L ve serbest t4 0.68 ng/dl olarak tespit edildi. Hastaya hidrokortizon 200 mg/gün ve steroid tedavisinden 3 gün sonra levotiroksin 50 mcg tedavisi tekrar başlandı. Takiplerinde hastanın hipoglisemi ve hiponatremisinde düzelme olduğu görüldü. Hidrokortizon dozu kademeli olarak azaltıldı. 30 mg/gün'e kadar doz düşürüldü. Hastanın takiplerinde çekilen hipofiz mr'ında sheehan sendromu ile uyumlu bulgular olduğu görüldü. Genel durumu düzelen ve karaciğer enzimlerinde de regresyon görülen hasta taburcu edildi. Poliklinikten takiplerine ve mevcut tedavisine devam edildi.
Tartışma ve Sonuç: Hastamızda steroid tedavisi ve tiroid hormonu replasmanı ile laboratuvar değerlerinde ve klinik olarak düzelme olduğunu tespit ettik. Olgumuzda olduğu gibi sheehan sendromunda erken tanı için klinik şüphenin ve farkındalığın hayati önem taşıdığını vurgulamak istedik. Özellikle obstetrik bakımın sınırlı olduğu gelişmekte olan ülkelerde şüpheli vakalarda tanı göz ardı edilmemelidir. Acil servise hipoglisemi ve hiponatremisi olan ve bilinci kapalı olarak gelen kadın hastalarda sheehan sendromu ısrarla düşünülmelidir.