KOVİD-19 Pandemisindeki Dezavantajlı Gruplar ve Sosyal Hizmet İşgücünün İşlevi


Kara E.

Türkiye Sosyal Hizmet Araştırmaları Dergisi, vol.4, no.1, pp.26-34, 2020 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 4 Issue: 1
  • Publication Date: 2020
  • Title of Journal : Türkiye Sosyal Hizmet Araştırmaları Dergisi
  • Page Numbers: pp.26-34

Abstract

The COVID-19 pandemic caused by SARS-CoV-2 has generated a global health crisis. Currently, there are discussions that the health crisis has already evolving into a global economic, financial and social crisis. Although, the COVID-19 outbreak affects all segments of the population, some groups are more affected than others. This paper, initially, examines the most vulnerable social groups of the pandemic. Further, the potential role of the social service workforce during the outbreak is discussed. Inasmuch as health services are on high demand during the outbreak so are social services. Social services are needed to keep families and communities together in times of social distancing, undertake needs assessments, facilitate access to home care or specialised services and mobilise communities to tackle social issues. The article discusses a variety of ways in which the social service workforce may be used during the COVID-19 outbreak; these include mental health and pyschosocial support, public health-related support, family, women, children and elderly-related support schemes, communication support and social solidarity related-support.

SARS-CoV-2 virüsü sebebiyle başlayan KOVİD-19 pandemisi, dünyayı bir sağlık krizi ile başbaşa bırakmıştır. Bununla beraber, hızla yayılan bu sağlık krizinin hiç vakit kaybetmeden; küresel, ekonomik, finansal ve sosyal bir krize dönüşmeye başladığı da tartışılmaktadır. KOVİD-19 pandemisi toplumun her bir katmanını etkilemekte ve bu etki bazı gruplar üzerinde daha ağır sonuçlar vermektedir. Bu çalışmada ilk olarak salgın sonrası ortaya çıkan literatür ışığında, KOVİD-19 salgınından etkilenen dezavantajlı gruplar ele alınmaktadır. İkinci olarak ise çalışmada, hem toplumun geneli hem de dezavantajlı grupların ihtiyaçları göz önüne alınarak salgın döneminde sosyal hizmet işgücünün oynayabileceği potansiyel roller incelenmektedir. Pandemi döneminde sağlık hizmet ihtiyaçları yanında sosyal hizmet ihtiyaçları da ön plana çıkmaktadır. Sosyal mesafe kuralı uygulamalarına rağmen aile ve toplumların bir arada tutulması, sosyal bakım ihtiyaçlarının analizi, evde bakım ve diğer özel bakım hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, toplumun sosyal konularda seferber olmasının sağlanması gibi pek çok alanda sosyal hizmetlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda, çalışmada KOVİD-19 pandemisi esnasında sosyal hizmet işgücü tarafından, iş tanımları genişletilerek, sağlanabilecek destekler tartışılmış; ve bunlar şu şekilde belirtilmiştir: Ruh sağlığı ve psikososyal destekler, halk sağlığı ile ilgili destekler, aile, kadın, çocuk, yaşlılara yönelik destekler, iletişimin geliştirilmesine yönelik destekler ve sosyal dayanışmaya yönelik destekler.