THE USE OF LATE OTTOMAN POPULATION DATA IN HISTORICAL GEOGRAPHY: THE CASE OF BURDUR KAZA POPULATION REGISTERS (1834 AND 1841)


Creative Commons License

Bilinir Ş., Çetin B.

JOURNAL OF HISTORY AND GEOGRAPHY STUDIES, cilt.12, sa.1, ss.31-67, 2026 (TRDizin)

Özet

Öz Çalışmada, Burdur Kazası 1834 ve 1841 nüfus defterleri örnek alınarak, geç Osmanlı dönemi nüfus kayıtlarının tarihî coğrafya araştırmalarındaki kullanılabilirliği, mekân eksenli bir yaklaşımla incelenmiştir. Amaç, demografik verilerin yalnızca betimleme değil, coğrafi unsurlarla ilişkisinin analizinin mümkün olduğunu ortaya koymaktır. Nüfus kayıtları retrospektif ve karşılaştırmalı yöntemlerle incelenmiş, deşifre edilmiştir.  Çalışmanın öne çıkan yönü, tarihî verilerin coğrafya çalışmalarında tarihî verilerin kullanılabilirliğini örneklere dayalı olarak göstermesidir.Öncelikle Geç Osmanlı dönemi nüfus defterlerindeki verilerin dizayn edilişinin çözümlemesi yapılmıştır. Sonrasında nüfus verilerinin ekonomik örgütlenme ve yerleşim yerlerine göre dağılışının coğrafya araştırmalarında kullanım şekilleri üzerinde durulmuştur. Nitekim yükseklik ve morfolojik birimler gibi mekânsal unsurlara göre dağılımının uygulanabilirliği gösterilmiştir. Yine nüfusun yaş, inanç-etnik köken, eğitim, doğum, ölüm ve göç gibi demografik verilerinin mekânsal temelde idari birimleri ve yerleşmelerle ilişkili dağılışının yapılabileceği ve yerleşmelerin sınıflandırılabileceği örneklendirilmiştir. Verilerde eşkâle dayalı yaş tanımlamalarının tarihî coğrafya araştırmalarında dar ve geniş aralıklı yaş piramitlerinin üretiminde kullanılabilirliği gösterilmiştir. 19. yüzyıldaki Osmanlı nüfus defterlerinde görece farklılıklar olsa da çalışmada sunulan örneklerdeki gibi mekân temelli olarak incelenebileceği kanaatini taşımaktayız.  Anahtar Kelimeler: Geç Osmanlı nüfusu, Burdur, nüfus kayıtları, tarihi coğrafya, mekânsal metodoloji. 

Abstract This study examines the usability of the late Ottoman period population records in historical geography with a spatial approach, taking the 1834 and 1841 registers of Burdur Kazası into consideration as a case study. It is intended to show that it is possible not only to describe demographic data, but also to analyse how they relate to geographical elements. Population records were examined and deciphered using retrospective and comparative methods.  The prominent aspect of the study is that it demonstrates the usability of historical data in geographical studies based on examples. The design of the data in the Late Ottoman period population registers was analysed. Subsequently, the ways in which the distribution according to economic organisation and settlement locations were used in geographical studies was examined. Indeed, the applicability of the distribution according to spatial elements such as altitude and morphological units was demonstrated. Furthermore, examples were provided of how demographic data such as age, religion-ethnic origin, education, birth, death, and migration could be distributed spatially in relation to administrative units and settlements, and how settlements could be classified. The applicability of age definitions based on physical characteristics in the production of narrow and wide-range age pyramids in historical geography research has been demonstrated. Although there are relative differences in the Ottoman population registers of the 19th century, we believe that they can be examined on a spatial basis, as in the examples presented in this study. Keywords: Late Ottoman population, Burdur, population registation, historical geography, spatial methodology.