YÜKSELEN GÜÇ: TÜRKİYE - ABD İLİŞKİLERİ VE ORTA DOĞU, 1. Baskı


Arı C. T.

MKM Yayınları, Bursa, 2010

  • Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2010
  • Yayınevi: MKM Yayınları
  • Basıldığı Şehir: Bursa
  • Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Soğuk Savaş'ın sona ermesi ve Sovyet imparatorluğunun yıkılması, bölgede ve uluslararası alanda tüm güvenlik parametrelerini değiştirmiştir. İki kutuplu yapı ve Doğu-Batı ekseninde belirlenen güvenlik politikaları bir anda altüst olmuştur. Ancak Soğuk Savaşın sona ermesine rağmen buna fiziksel ve psikolojik olarak hazır olmayan uluslararası toplum 1990’ların ilk başlarında değişimi kavramaya çalışıyor; Rusya’nın yeniden toparlanması ve eski Sovyet coğrafyasına tekrar egemen olup olmayacağıyla daha barışçıl bir dünyanın oluşumu arasında gidip geliyordu. Bu belirsizlik ortamından 2000’lerin başında yeni bir konjonktüre geçildi. Bu yeni konjonktüre bir tarafta, yeni du-rumu kavramakla beraber yine de mevcut durumu kabul etmekte zorlanan Rusya’nın Putin’le yeni bir çıkış yakalaması, diğer tarafta Bush’la kendisini dünyanın tek kutuplu olduğunu sanan ABD’nin, El-Kaide’nin Amerikan hedeflerine saldırısıyla başlayan Afganistan süre-cini kendi lehine sonuna kadar kullanmak istemesinin getirdiği gerginlikler egemen oldu. Bush’un Irak’ı işgal etmesiyle beraber ABD’nin yükselişinin sonuna gelindiğinin anlaşılması söz konusu olmuştur. 2005-2006 sonrası dünyanın yeniden şekillenmeye başladığı yeni bir dönemdir. Bu yeni dönem, ABD’nin dünyayı tek başına yönetmediğinin, Rusya’nın ise eski Sovyet coğrafyasında fiziksel bir geri dönüşü-nün artık mümkün olmadığının anlaşılmasıyla göreceli bir dengenin oluşmaya başladığı bir dönemdir. 2008-2009’da bir tarafta ekonomik kriz, gelişmiş ekonomilerin hızını keserken, diğer tarafta Rusya ve Çin’in yanında Hindistan, Brezilya ve Türkiye gibi yükselen güçlerin dünya politikasında yeni rol arayışları gündeme gelmiştir. 2010 ve 2011 büyük olasılıkla mevcut statükonun devam etmesini arzu eden büyük güçler ile yeni yükselen güçler arasındaki iktidar mücadelesine sahne olmaya devam edecektir. Ama bir sonraki dönemde ister istemez bu rol mücadelesi daha dengeli ve çoğulcu bir uluslararası yapıya evrilecek ve bu yeni yapıda ortaklıklar ve ilişkiler yeni roller çerçeve-sinde tekrar belirlenecektir.