TNB Hukuk Dergisi, sa.2, ss.49-123, 2016 (Hakemli Dergi)
ÖZET 2942 Sy. Kamulaştırma Kanunu’nda 4650, 6306 ve 6522 Sy. Ka nunlarla husule getirilen değişikliklerde, işleme ilişkin idari usul ku rallarının yanısıra, işlemin tamamlandığı adliye mahkemesindeki yar gılamaya ilişkin olarak da, önemli bazı özel düzenlemeler yapılmıştır. Bu meyanda, kamulaştırma davasının tabi kılındığı basit yargılama usulünün bu davaya özgü özel bir versiyonu oluşturulmuş; keza, hu kuk yargılamasının inşasına ilişkin temel ilkeleri aksettiren usul kurallarımızdakinden ayrı bazı çözümler benimsenmiştir. Sözkonusu özel düzenlemeler çerçevesinde, kamulaştırma davasının medeni usul hukukunun çekişmeli yargılamaya ilişkin temel hukuki koruma tale bi formu olan dava prosedüründen farklı özellikler taşıdığı görülmek tedir. Bu “dava”, kamulaştırma bedelinin mahkemece belirlenmesi ve haksahibine ödenmesi güvence altına alınmak suretiyle, kamulaştırma konusu gayrimenkulün mülkiyetinin kamuya intikali veya kamu lehine irtifaklandırılmasını mutazammındır. Davanın ikamesi, görülmesi ve hitamı özellik arzetmektedir. Sözkonusu özellikler şu şekilde belirti lebilir. Davanın ikamesi bakımından, özel bir dava şartı mahiyetinde olarak, davanın belirli bir sürede ikamesi ve kamulaştırma belgelerinin mahkemeye sunulması gerektiği gibi; yine, aksi hali bir “özel dava en geli” mahiyetinde ileri sürülebilecek olan surette, öncelikle satın alma yoluyla kamulaştırma usulüne başvurulmuş olması gerekir. Keza, genel dava şartları meyanında, bazı taraf ehliyeti yokluğu halleri davanın red dini mutazammın olan değil -HMK iradi taraf değişikliği hükümlerine de istisna teşkil eden surette- ikmali mümkün olan bir dava şartı olarak kabul edilmiştir; ayrıca, “genel dava engelleri” meyanında, bazı ya 50 | Hukuk Dergisi / 2016-2 Cengiz Topel ÇELİKOĞLU bancı unsurlu kamulaştırmalarda -bedelin belirlenmesi yönüyle sınırlı olarak- davalının mecburi tahkim defi ileri sürmesi mümkündür; bu halde, mahkemenin depo emri kararı ve tescil hükmü vermesi öncesin de, bedelin tahkim heyetince tesbiti için zorunlu bekletici mesele kararı verilip neticesine göre hareket edilmesi gerekecektir. Dava dilekçesinin davalıya tebliği ile davalı kamulaştırma konusu gayrimenkulü ahara temlikten kanunen yasaklı hale gelip yargılama boyunca devam eden bu yasak dava açılmasının özel bir sonucu niteliğindedir. Keza, tasarruf ilkesine hüküm aşaması öncesinde de istisna teşkil eden surette; yargı lamanın başındaki davete rağmen duruşmalara gelmeyen taraf ve ilgi lilerin yokluğunda davaya devam olunabilmekle, yargılama mahkeme nin resen sevkine tabidir. Diğer taraftan, davalının İdari mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı aldırmış olması hali de, adliye mah kemesi için zorunlu bekletici mesele teşkil etmektedir. Kamulaştırma konusu gayrimenkul (ayni vb) hak sahibinin davalıdan başkası olduğu veya başkasının da hak sahibi olduğunun anlaşılması halinde -mevcud davalı iradi taraf değişikliği yoluyla değiştirilmediğinde(HMK m.124)- davanın resen üçüncü kişilere teşmiline karar verilmektedir; böyle bir durumda, davalı tarafta oluşan taraf yığılması davalılar arasında şekli mecburi dava arkadaşlığı meydana getirecektir. Kamulaştırma konusu üzerinde haciz veya rehin hakkı bulunan üçüncü kişilerin feri müda hale yoluyla davaya katılmaları da mümkündür; bu kişilerin haklarının etkin şekilde korunabilmesi için, hukukumuzda bazı benzer durumlar hakkında yeni kabul edilen resen ihbar hükümleri kıyasen burada da tatbik edilebilir. Bu davada bilirkişiden görüş alınması da özel hüküm lere tabi olup bilirkişiler kaideten İdare nezdinde tutulan özel listeden belirlenmektedir. Yine, tahkikatın başında öninceleme aşamasının ce reyanı da, buna ilişkin işlevler özel olarak başka düzenlemelerle yerine getirilmiş olduğundan, gerekmez. Davada tescile hükmolunduğunda, bu karar verildiğinde kesin nitelikte olup hükme karşı kaideten sade ce kamulaştırma bedelinin tesbiti yönüyle kanunyoluna başvurulabilir. Kanunda özel olarak düzenlenmiş olduğundan (KK,m.21), İdarenin bu sıradaki bir davadan feragati -tescil hükmünün verildiğinde kesin ol ması gerekçesiyle- HMK m.310 hükmüne nazaran hükümsüz olmaz. Yargılama masrafları, kanunen aleyhine verilmesi mukadder olan tescil hükmü yönüyle davalının davada başarısız sayılması hali de dikkate alınmaksızın, davacı İdare üzerinde bırakılmaktadır. Hukuk Dergisi / 2016-2 | 51 Türkiye Noterler Birliği Anahtar Kelimeler: Zincirleme idari işlem, kamulaştırma davası, dava hakkının süresinde kullanılması, dava engelleri ve ileri sürülmesi, ölü kişiye dava açılması, davanın üçüncü kişiye teşmili, “özel” yargı lama usulü, dava konusunun temliki yasağı, zorunlu bekletici mesele, davanın resen ihbarı, yargılama masraflarının tahmili.